Metan nedir, Metan ne demek

Metan; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Kimya'daki anlamı:

Formülü CH4 ,mol kütlesi 16,04 g olan, organik maddelerin doğal bozunmasından oluşan, korbon monoksit ve hidrojenden 230-280 °C’de nikel katalizörü ile elde edilen ,yapay proteinlerin fabrikasyonununda başlangıç maddesi olark kullanılan doğada bol bulunan, renksiz, kokusuz ve yanıcı bir gaz.

Bilimsel terim anlamı:

CH4; yeryağı kuyularında, bataklık ve madenlerde bulunan kokusuz, yanıcı gaz.

Parafin dizininin ilk hidrokarbonu olan renksiz, kokusuz bir fırın atmosferi gaz. (CH4).

İngilizce'de Metan ne demek? Metan ingilizcesi nedir?:

methane

Fransızca'da Metan ne demek?:

méthane

Metan hakkında bilgiler

Metan, kimyasal formülü CH4 olan bileşiktir. Normal sıcaklık ve basınçlarda gaz halinde bulunan metan, kokusuzdur. Doğal gazın bir bileşenidir ve önemli bir yakıttır. Oksijenin varlığında bir mol metanın yanmasıyla bir mol karbondioksit ve iki mol su ve 55.5 MJ/kg ısı açığa çıkar.

Metan, Küresel ısınmaya neden olan sera gazlarından biridir. Ayrıca çöplerdeki metandan yakıt elde edilebilir.

Metan ile ilgili Cümleler

 
  • 1990'dan beri metan salımları %11 oranında azalmıştır.
  • Triton'un, taş ve buz karışımı olduğu düşünülür. Yüzeyinin sıcaklığı -245 Celsius derecedir ve azot ve metandan oluşan ince bir atmosferi vardır.

Metan kısaca anlamı, tanımı:

Metanet : Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık.

Metanet göstermek : Kötü bir duruma katlanmak, dayanmak.

Metanetli : Acılar karşısında dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanıklı, metîn.

Metanetsiz : Dayanıksız.

Metanetsizlik : Dayanıksızlık.

Çürümek : Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak.

Karbonlu : Birleşiminde karbon bulunan.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.

 

Hava : Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Esinti. Keyif, âlem. Gökyüzü. Çekicilik. Çevreyi kuşatan boşluk. Tarz, üslup.

Alev : Aşk ateşi. Kıvılcım. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama. Sıcaklık. Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Bataklık : Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum. Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Metan arsenik asit : Formülü CH3AsO(OH)2, e.n. 161 °C olan, ekilmemiş alanlar ve pamuk mahsülü için istenmeyen otları ilaçlamak için kullanılan kısaltılmış şekilde MAA olarak ifade edilen suda çok çözünen beyaz bir katı madde.

Metan keratin : Keratindeki -SH grublarının -S-S- yapısına yükseltgendiği zaman oluşan bileşik.

Metandriyol : Androstenodion türevi anabolik etkili steroit.

Metandrostenolon : Alkil testosteron türevi anabolik etkili sentetik madde.

Metanefridya : Sülüklerin boşaltım organları.

Metanefridyum : (Yun. meta: sonra; nephron: böbrek) Söloma açılan boşaltım tüpçükleri. Sölom boşluğuna açılan boşaltım tüpçükleri.

Metanefroz : (Yun. meta: sonra; nephros; böbrek) İkincil böbreğin arkasından meydana gelen ve amniyonlu hayvanların böbreğini oluşturan organ. Omurgalılarda görülen ve ikincil böbreğin arkasından meydana gelen, en gelişmiş böbrek tipi. Böbrek gelişiminde insan, memeli hayvan ve kanatlılarda esas böbreğin oluştuğu son böbrek. [Bakınız: evrimli böbrek]

Metanefroz tomurcuğu : Esas böbreklerin gelişmesini ve mezonefroz kanalın kaudal ucunun evaginasyonuyla nefronların oluşmasını sağlayan tomurcuk.

Metanil asit : Formülü C6H4(NH2)SO3H olan, ilaçlarda ve boyalarda kullanılan meta-amino benzensulfonik asit, meta-sulfonilik asit olarakta bilinen suda çözünen, sulfonik asidin izomeri , kristal yapıda bir bileşik.

Metanilik asit : Formülü H2N-C6H4HSO3, e.n. 300 °C’nin üzerinde olan, boyar madde eldesinde ara ürün olarak oluşan katı bir asit. 3aminobenzen sülfonik asit

Diğer dillerde Metan anlamı nedir?

İngilizce'de Metan ne demek? : [Methane] v. put, place; insert; shove; introduce; enclose; intrude; involve; engage; yank off; gather; deal, give; wager, bet; gamble; invest; cause, make happen, bring about; score, earn a point (in a game, etc.)

n. methane, marsh gas

Fransızca'da Metan : méthane [le]

Almanca'da Metan : n. Faulgas, Sumpfgas

Rusça'da Metan : n. метан (M)