Bekmez kefi nedir, Bekmez kefi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Açık pekmez rengi, kulanın biraz koyusu (At için kullanılır, at donu).

Pekmez rengi, pekmez köpüğü rengi.

Pekmez kaynatılırken üzerinde biriken köpük.

Bekmez kefi kısaca anlamı, tanımı

Bekmez : Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ

Kefi : Köpük.

Pekmez köpüğü : Pekmez kaynatılırken kazanın üzerinde oluşan tatlı köpük.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

At donu : At kılının rengi.

Pekmez : Genellikle üzüm, dut vb. meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçimi.

Birike : Hazine, mahzen, sarnıç.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Köpük : Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. Hayvanların, bazı kez de insanların ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. Harmanda ekin saplarını çekip dağıtmaya yarayan ucu eğri tarım aracı. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. karşılığı istikrar bozucu spekülasyon. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Çok küçük boyutlu gaz kabarcıklarının bir sıvı fazda dağılması ile oluşan heterojen karışım. Genellikle bir sıvı içinde, asıltı durumunda bulunan gaz kabarcıklarının oluşturdukları nesne.

 

Kulan : İki üç yaşında dişi tay, kısrak. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, eti ve postu için avlanan, Kırgız steplerinde yaşayan yaban bir tür.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Biraz : Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

Köpü : Öküz.

Bira : Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

Reng : Renk.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Donu : Doğru.

Kula : Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. Bu renkte olan (at). Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Bekman termometresi anlamı nedir?

İngilizce'de Bekman termometresi ne demek ? : metastatik thermometer