Belongs türkçesi Belongs nedir

  • Yararlı olmak.
  • İlgili olmak.
  • Yeri olmak.
  • Nin olmak.
  • Üyesi olmak.
  • Uygun olmak.

Belongs ile ilgili cümleler

English: Ali belongs here.
Turkish: Ali buraya ait.

English: A large bathroom with natural daylight belongs to this apartment.
Turkish: Doğal gün ışığı olan büyük bir banyo bu daireye aittir.

English: Ali belongs in jail.
Turkish: Ali hapiste.

English: Ali belongs to a large family.
Turkish: Ali büyük bir ailenin mensubudur.

English: Ali belongs to the postwar generation.
Turkish: Ali savaş sonrası kuşağa aitti.

Belongs ingilizcede ne demek, Belongs nerede nasıl kullanılır?

Belongs at beginning of drive : Sürücünün başlangıcındaki.

Belongs at end of drive : Sürücünün sonundaki.

Belongs in middle of drive : Sürücünün ortasındaki.

Belongs to : Tarafından sahipli. -na mensup. -nın üyesi. -nın. -na üye. -a ait.

Belong to : Yeri olmak. Uygun olmak. Üyesi olmak. Bağlı olmak. Malı olmak (bir şey birinin). Mensup olmak. İlgili olmak. Yararlı olmak. Ait olmak.

Belongingness : Aidiyet. Bireylerin bir topluluk, toplum kesimi ya da toplumsal kümeye bağlılık duygusu ya da bilinci. Güvende olma isteği. İlişkinlik.

Belong together : (nesneler için) bir bütün oluşturmak. (insanlar için) birbirlerine bağlı olmak.

Belo horizonte : Güneydoğu brezilya'da bir şehir. Brezilya'nın minas gerais eyaletinin başkenti.

 

Belomancy : Ok bakısı. Oklara dayanarak geleceği okuma yöntemi, bk. bakı. krş. nesne bakısı.

Belongings : Eşya. Ayniyat. Birinin kişisel eşyaları. Kişisel eşya. Özel eşya. Pılı pırtı. Var. Kişisel eşyalar.

İngilizce Belongs Türkçe anlamı, Belongs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belongs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adhering : Bağlı olmak. Katılmak. Bitiştirmek. Yapışmak. Bağlanmak. Girmek. Bağlı kalmak. İltihak etmek.

Appertain : Alakadar olmak. Ait olmak. Bağlı olmak.

Bear : Dişini sıkmak. Vermek. Çekmek. Ayı. Bulundurmak. Dayanmak. Sineye çekmek. Dönmek. Aklında olmak. Spekülatör.

Stand somebody in good stead : İşine yaramak.

Be equal to : Denk olmak. Denk gelmek. Bir olmak. Bir işin üstesinden gelmek. Eşi olmak.

Bear on : İlgilenmek. Topa tutmak. İle ilgili olmak. Bağlantısı olmak. İlişki kurmak. Etkisi olmak. İlgilendirmek. Ateş etmek. İlgisi olmak.

Be all of a piece with : İle aynı veya benzer özellikleri taşımak. Aynısı olmak. Aynı türden olmak.

Be cut out for : (bir iş için) uygun olmak. Uygun konumda olmak. Biçilmiş kaftan olmak.

Belong to : Malı olmak (bir şey birinin). Mensup olmak. Bağlı olmak. Ait olmak.

Be beneficial : Faydalı olmak.

Belongs synonyms : be related to, belong, befitted, accord with, avail, be designed to, make oneself useful, be into, appertains, adapted for, be pertinent to, be interested in, applies, appertained, adheres, enter, becometh, be suitable, be in accordance with, be concerned with, be, be all right, bound up with, befit, apply, belonged, adhere.