Benefit segmentation türkçesi Benefit segmentation nedir

  • Yarar bölümlemesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Fayda bölümlendirmesi.
  • Firmanın piyasayı tüketicilerin maldan sağlayacakları faydaya göre bölümlere ayırması.
  • Tüketicilerin mal ya da hizmetten elde edecekleri yararlara göre sınıflandırılarak yapılan bir tür piyasa bölümlenmesi.

Benefit segmentation ingilizcede ne demek, Benefit segmentation nerede nasıl kullanılır?

Benefit : Menfaat. Yararına olmak. Yarar. Fayda. Çıkar. Bk. fayda bir iktisadi etkinliğin iktisadi karar birimlerinin lehine verdiği somut ya da soyut her türlü sonuç. Kazanç. Avantaj. Yaramak.

Segmentation : Hücre bölünmesi. Kesimleme. Bölüm. Bölütlendirme. Bölünerek çoğalma. Parçalara ayırma. Yarıklanma. Döllenmiş ovumun daha küçük hücreler oluşturmak amacıyla art arda bölünme göstermesi, bölütlenme. Bölme. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Benefit approach : Yararlanma yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına devlet hizmetlerinden yararlandıkları ölçüde katılması gerektiğini ifade eden vergi yaklaşımlarından biri. krş. güç yaklaşımı.

Benefit ball : Belirli bir amaç için para toplamayı hedefleyen sosyal dans. Para toplamak amacıyla düzenlenen balo. Yardım balosu. Yardım dansı.

Benefit concert : Yardım amacıyla düzenlenen konser. Yardım konseri.

 

Benefit of clergy : Kilisenin resmi onayı. Papaz dokunulmazlığı. Papazlık dokunulmazlığı.

İngilizce Benefit segmentation Türkçe anlamı, Benefit segmentation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Benefit segmentation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Benefit segmentation synonyms : abnormal budget, ability rent, a change in demand, a change in individual demand, a shift in individual demand, a shift in supply.