Big business türkçesi Big business nedir

  • Büyük işletmeler.
  • Büyük sermayeli şirketler.
  • Dev şirketler.
  • Büyük iş.
  • Büyük işletme.
  • Büyük çaplı iş.
  • Faaliyet gösterdiği alanda piyasanın önemli bölümünü denetimleri altında bulunduran işletmeler.
  • Büyük sermayeli ticaret.
  • Büyük sermayeli ticarethane.

Big business ile ilgili cümleler

English: My elder brother got a position in a big business.
Turkish: Ağabeyim büyük bir ticari kuruluşta görev yapıyor.

English: Baseball is big business.
Turkish: Beyzbol büyük bir endüstri.

English: War has become a big business for Washington's neocons.
Turkish: Savaş Washington'un neokonları için büyük bir iş haline geldi.

English: The movie industry became a big business.
Turkish: Film sanayi büyük bir iş haline geldi.

Big business ingilizcede ne demek, Big business nerede nasıl kullanılır?

Big : Ünlü. Popüler. Büyük. Önemli. İri. Kocaman.

Business : Görev. Sorun. İş yazışması. Olay. İşyeri. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. İşletme. Ticarethane. Firma.

Big business enterprises : Büyük işletmeler. Çalışan sayısı ve işletme sermayesi belli bir büyüklüğün üstünde olup ürettikleri çıktıyla piyasayı ellerinde tutan işletmeler. avrupa birliği ölçütlerine göre çalışan sayısı 250 ve yıllık cirosu 50 milyon avronun üstünde olan işletmeler büyük işletme olarak kabul edilmektedir.

 

Big businessman : Büyük işadamı.

Big apple : Büyük elma. New york. New york city'nin lakabı.

Big bang : 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim. Büyük patlama. Başlangıç.

Big bang theory : Big bang teorisi. Big bang büyük patlama teorisi. Büyük patlama teorisi. Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli.

İngilizce Big business Türkçe anlamı, Big business eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Big business ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conglomerate : Yığın. Köşeli ya da yuvarlak çakılların doğal bir çimento ile birbirine kenetlenmesinden oluşan tortul kayaç. Holding. Konglomera. Kümelemek. Çakıl kayaç (geol.). Küme. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Belli bir amaç için, bir arada kullanılan halkbilim ürünleri, bk. küme masal, hayvan öyküncesi. Kümelenmek.

Conglomerating : Büyük şirket. Yığmak. Konglomera. Kümelenmek. Yığılmak. Kümelemek. Toplanmak. Holdingleşmek. Yığın.

Big business enterprises : Çalışan sayısı ve işletme sermayesi belli bir büyüklüğün üstünde olup ürettikleri çıktıyla piyasayı ellerinde tutan işletmeler. avrupa birliği ölçütlerine göre çalışan sayısı 250 ve yıllık cirosu 50 milyon avronun üstünde olan işletmeler büyük işletme olarak kabul edilmektedir.

Conglomerated : Büyük şirket. Holdingleşmek. Yığmak. Toplanmak. Yığın. Yığılmak. Kümelemek. Kümelenmek. Konglomera.

Big deal : Hıh!; yok ya. Aman ne önemli!. Ne farkeder ki. Bana ne. Büyük marifet. O da bir şey mi; ne olacak yani. Önemli kimse. Çok önemli. Kodaman.