Bite the bullet türkçesi Bite the bullet nedir
- (zorluğa vb) katlanmak.
- Dişini sıkmak.
- Acı veren veya zor bir duruma cesaret ve sabırla katlanmak (anestezi kullanılmaya başlanmadan önceki dönemde askerlerin cerrahi müdahale sırasında dişleriyle mermi ısırmasını anlatan ifade).
- (bir sorunu) kabullenmek.
- Mermiyi ısırmak.
- Çok zor bir karar almak.
- Acıya göğüs germek.
- Katlanmak.
Bite the bullet ile ilgili cümleler
English: In the end, Moustapha had to bite the bullet and take responsibility for his actions.
Turkish: Sonunda Mustafa kabullenmek zorunda kaldı ve yaptığı eylemlerin sorumluluğunu almak zorunda kaldı.
English: Bite the bullet.
Turkish: Sık dişini.
English: Ali had to bite the bullet.
Turkish: Ali acıya göğüs germek zorunda kaldı.
English: I'll bite the bullet.
Turkish: Sıkıntıya katlanacağım.
Bite the bullet ingilizcede ne demek, Bite the bullet nerede nasıl kullanılır?
Bite : Lokma. Rahatsız etmek. Yakmak. (böcek) sokmak. Zokayı yutmak. Oltaya gelmek. Sızlamak. Sokmak. Dişlemek. Acıtmak.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Bullet : Madde imi. İm. Mermi imi. Koyu nokta. 1 yıllık hapis cezası. Kurşun. Fişek kredi. Mermi. Madde işareti.
Bite the dust : İşi bitmek. Yenilmek. Düşüp ölmek. Yere düşmek. Topu dikmek. Ölmek. (makine vb) bozulmak. Toprağa yaklaşmak. Nalları dikmek. Savaşta öldürülmek.
Bite the hand that feeds one : Yemek yenen tabağa pislemek. Besle kargayı oysun gözünü. Besleyen eli ısırmak. Kendisine büyük yardımda bulunmuş olan kimseyi rahatsız etmek. Yemek yediği tasa pisledi.
İngilizce Bite the bullet Türkçe anlamı, Bite the bullet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bite the bullet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accepts : Anlamak. Kabul etmek. Onaylamak. Hazmetmek. Kabullenmek. Almak. Üstlenmek.
Acquiesce : Muvafakat etmek. Boyun eğmek. Karşı çıkmamak. Razı olmak. Ses çıkarmamak. Kabullenmek. Normal karşılamak. Kabul etmek.
Acquiesced : Razı olmak. Kabul etmek. Muvafakat etmek. Karşı çıkmamak. Ses çıkarmamak. Normal karşılamak. Kabullenmek. Boyun eğmek.
Beareth : Doğurmak. Bear (doğurmak). Taşımak. Acı çekmek. İmal etmek. Üretmek. Desteklemek. Dayanmak. Doğum yapmak.
Accept : Razı olmak. Anlamak. Kabul etmek. Eyvallah demek. Onaylamak. Normal karşılamak. Kabullenmek. Almak. Hazmetmek.
Bear up : Destek olmak. Göğüs germek. Cesareti elden bırakmamak. Yardım etmek. Neşelenmek. Dayanabilmek. Dayanmak. Başa çıkmak.
Endures : Sürmek. Var olmak. Durmak. Dayanmak. Devam etmek. Sabretmek.
Abideth : Beklemek. Kabul etmek. Kalmak. İtaat etmek. Yaşamak. Boyun eğmek. Uymak. Sineye çekmek. Sadık kalmak.
Bears : Taşımak. Hazmetmek. Spekülasyon yapmak. Yönelmek. Dönmek. Vermek. Sineye çekmek. Gütmek (kin). Çekmek.
Bite the bullet synonyms : endured, abide by, bear with, endure, abide, abided, acquiesces, abidden, bear, grin and bear it, abides, be patient.

Bu kısımda Bite the bullet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bite the bullet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bite the bullet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bite the bullet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.