Blickey türkçesi Blickey nedir

Blickey ingilizcede ne demek, Blickey nerede nasıl kullanılır?

Niblick : Golf sopası.

Niblicks : Golf sopası.

Accessible to the public : Halka açık.

Add public key : Ortak anahtar ekle.

Against public policy : Kamu yararına aykırı davranışlar. Kamu yararına aykırı.

American institute of certified public accountants : Birleşik devletler'deki muhasebecilerin büyük meslek örgütü. Amerikan yeminli mali müşavirler enstitüsü. Amerikan yeminli serbest mali müşavirler enstitüsü.

All public transporters in the set : Kümedeki tüm genel taşıyıcılar.

Appear before the public : Halkın önüne çıkmak. Seyirci önüne çıkmak.

Altay autonomous republic : Altay muhtar cumhuriyeti.

Announced publicly : Halka açıkça ilan etti. Halka açık oturumda beyan etti. Halk önünde ilan etti.

İngilizce Blickey Türkçe anlamı, Blickey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blickey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Waver : Boyun eğmek. Tereddüd etmek. Bocalamak. Sürekliliğini yitirmek. Tereddüt etmek. Titreşmek. Titremek. Duraksamak. Duraklamak. (alev) titremek.

Color : Renk değiştirmek. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Boyamak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renk. Üçlü benek. Bkz.colour. Renk katmak. Abartmak. Renklendirmek.

 

Discolour : Rengini değiştirmek. Leke. Solmak. Rengini bozmak. Rengi değişmek. Bozulmak. Solma. Lekelemek. Boyamak. Bozmak.

Acquired immune deficiency syndrome : Kazanılmış immün yetmezlik sendromu. Bağışıklık sisteminin kötüleşmesi ve birkaç enfeksiyon ve kanser türüne karşı duyarlı olması ile tanımlanan tedavisi olmayan hastalık (hıv virüsünün neden olduğu).

Discolor : Rengini bozmak. Solma. Lekelemek. Rengini değiştirmek. Rengi değişmek. Bozmak. Solmak. Soldurmak. Leke.

Quiver : Titreşmek. Ok kılıfı. Titremek. Sadak. Kıpırdamak. Titretmek. Titreme. Okluk.

Colour : Nüans. Çarpıtmak. Ten rengi. Dış görünüş. Yüz rengi. Canlılık. Renklenmek. Renk vermek. Bet beniz.

Flutter : Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Titreme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Black : Siyah. Siyahlatmak. Kararmak. Uğursuz. Karalayıcı. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Siyah giysi. Siyaha boyamak. Kasvetli.

 

Flitter : Kanat çırpma hareketi. Uçup giden kimse veya şey. Dekorasyon için kullanılan metal parça. Çırpınmak.

Blickey synonyms : melanise, melanize, nigrify, move back and forth.

Blickey zıt anlamlı kelimeler, Blickey kelime anlamı

Whiten : Bembeyaz yapmak. Aklatmak. Açmak (renk). Ağartmak. Beyazlamak. Ağarmak. Beyazlaşmak. Solmak. Beyazlaştırmak. Renk açmak.

Undefeated : Namağlup. Fethedilmemiş. Yenilmez. Mağlup edilmemiş. Yenilmemiş.

Blickey ingilizce tanımı, definition of Blickey

Blickey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tin dinner pail.