Bootlaces türkçesi Bootlaces nedir

  • Çizme bağcığı.
  • [#bağ Bağcık].

Bootlaces ile ilgili cümleler

English: Don't undo your bootlaces until you have seen the river.
Turkish: Nehri görmeden önce bağcıkları sökme.

Bootlaces ingilizcede ne demek, Bootlaces nerede nasıl kullanılır?

Bootlace : Bağcık. Ayakkabı bağı. Çizme bağcığı.

Bootleg : Teksas eyaletinde şehir. Kaçak. Yasadışı içki yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Korsan satış yapmak. İçki kaçakçılığı yapmak. Kaçakçılık yapmak. Soket. Kaçak içki.

Bootlegged : İçki kaçakçılığı yapmak.

Bootlegger : İçki kaçakçısı. Kaçakçı. İçki kaçakçısı (amerikan ingilizcesi).

Bootleggers : Kaçakçı. İçki kaçakçısı. İçki kaçakçısı (amerikan ingilizcesi).

Bootlick : Yalakalık etmek. Çanak yalamak. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek.

Bootlegs : Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Teksas eyaletinde şehir. Kaçakçılık yapmak. Yasadışı içki yapmak. Kaçak içki. Kaçak. İçki kaçakçılığı yapmak. Korsan satış yapmak. Soket.

Bootless : Beyhude. Faydasız. Boş. Gereksiz. Yararsız. Neticesiz.

Bootlegging : Korsan satış yapan. Korsan satış yapma. Kanunsuz olarak içki satma. Ülkeye yasadışı yollarla içki sokma. Yasa dışı satış yapma. İçki kaçakçılığı.

 

Bootlicked : Çanak yalamak. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Yalakalık etmek.

İngilizce Bootlaces Türkçe anlamı, Bootlaces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bootlaces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cord : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lastik ipliği. Kablo. Kordon. İple bağlamak. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. İp. Odun tartı birimi. Bağlamak.

Shoestrings : Ucu ucuna olan. Yetersiz. İncecik kesilmiş. Ayakkabı bağı. Ayakkabı bağcığı. Perişan. Az.

Lacing : Kaytan. Aşırı delgileme. Kötek. Dantel. Tente bağlama kaytanı. Bağlama. Dayak. Kaytanla bağlama. Şerit.

Laces : Dantel. Oya. Şerit. Bağ.

Shoelaces : Ayakkabı bağcığı. Ayakkabı bağı. Ayakkabı bağcıkları. Pabuç bağı.

Cording : Şerit. Bağlamak (kablo vb). Kütükleri yığmak. Fitilli kadife. Bağlamak. İple bağlamak. Bağ. Kordon. İp.

Shoestring : Ayakkabı bağcığı. Az. Ucu ucuna olan. Yetersiz. Ayakkabı bağı. İncecik kesilmiş. Perişan.

Boot : Kovmak. İşe yaramak. Bot. Sepetleme. Oto. İşten atma. Yüklük. Tepmek. Tekmelemek.

Lace : Bağlarını geçirmek (ayakkabıya). Hafif alkol katmak (içkiye). Dantel. Bağlanmak. Oya. İçki katmak. Şerit. Dantellemek. Bağ.

Lacings : Kötek. Dayak. Bağlama. Katılan alkol.

Bootlaces synonyms : shoelace, bootlace.