Brazer türkçesi Brazer nedir

  • Lehimleyen.
  • Arsız kimse.
  • Küstah kimse.
  • Kaba kimse.
  • Yüzsüz kimse.

Brazer ingilizcede ne demek, Brazer nerede nasıl kullanılır?

Brazers : Lehimleyen. Yüzsüz kimse. Arsız kimse. Küstah kimse. Kaba kimse.

Braze welding : Sert lehim kaynaklaması. Pirinç kaynağı. Sert lehim kaynağı.

Braze : Lehimlemek. Lehim yapmak veya lehimlemek. Lehimleme. Pirinçle lehimlemek. Pano bileziği. Sert lehim. Sert lehimlemek. Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik. Pirinç ile lehimlemek.

Brazed : Sert lehimli. Pirinç ile lehimle. Pirinçle lehimlemek. Sert lehimlenmiş.

Brazen : Pirinç gibi. Madeni (ses). Arsız. Sarı. Küstah. Pirinçten yapılmış. Pirinç. Pişkin. Yüzsüz. Tunçtan.

Brazens : Şımarık. Pişkin. Tunçtan. Pirinçten. Sarı. Pirinçten yapılmış. Yüzsüz. Pirinç gibi. Utanmaz. Pirinç.

Brazenfaced : Pişkin. Yüzsüz. Utanmaz.

Braziers : Pirinççi. Mangal. Maltız. Pirinç işçisi.

Brazen faced : Arsız. Pişkin. Yüzsüz. Yırtık. (surat) mahkeme duvarı. Sırnaşık.

Brazes : Pano bileziği. Sert lehimlemek. Lehim yapmak veya lehimlemek. Lehimlemek. Sert lehim. Pirinçle lehimlemek. Pirinç ile lehimlemek. Lehimleme.

İngilizce Brazer Türkçe anlamı, Brazer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brazer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Valorous : Cesur. Yiğit. Cesaretli. Yürekli.

Brute : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akılsız. Hayvan. Hayvani. Işıldak. Hayvan gibi. Kaba. Düşüncesiz. Ayı. Genellikle renkli film çeviriminde kullanılan en büyük boy işlik ışıldağı.

Unafraid : Korkmayan. Korkusuz.

Courageousness : Mertlik. Yüreklilik. Gözü karalık. Cesurluk.

Brutes : Yabani. Akılsız. Kaba. Canavar. Düşüncesiz. Hayvan. Mantıksız. Hayvan gibi. Vahşi adam.

Stouthearted : Cesur. Kahraman. Yürekli. Yiğit. Yüreği pek.

Courageous : Cüretkar. Yiğit. Cesur. Gözüpek. Yürekli. Şeci. Mert. Mertçe. Korkusuz. Erkek.

Counter : Karşılıkta bulunmak. Aykırı. Dönçel. Karşı gelmek. Karşı çıkmak. Karşı atak yapmak. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Karşısında olmak. Karşı koymak. Tezgah.

Chuff : Vajina. Çuf çuf veya çufçuflamak veya çufçuflayarak ilerlemek. Yellenmek. Yontulmamış hödük. Kaba adam. Saçma. Hödük. Kaba ve duyarsız kimse. Rustik.

Braveness : Cesur olma. Yüreklilik. Yiğitlik. Cesaret. Gözü karalık. Cesurluk. Mertlik. Cesaretli olma durumu.

Brazer synonyms : heroic, storage space, malapert, rustic, undaunted, gamey, goop, valiant, blustering fellow, mucker, gallant, commode, chest of drawers, boor, mettlesome, chiffonier, buffet, resolute, spunky, chest, rustics, sideboard, desk, stalwart, boors, lock, gamy, brazers, lionhearted, desperate, fearless, vulgar person, bold.

Brazer zıt anlamlı kelimeler, Brazer kelime anlamı

Cowardice : Korkaklık. Ödleklik. Cesaretsizlik. Çekingenlik. Namertlik. Alçaklık.

Afraid : Korkmuş. Korkar.

Cowardly : Korkakça. Ödlek. Korkak. Yüreksiz. Kansız. Tabansız. Cesaretsiz. Namert. Alçak. Alçakça.

Brazer antonyms : unadventurous, timid, irresolute, ashamed.