Breaking out türkçesi Breaking out nedir

Breaking out ile ilgili cümleler

English: Ali had to prevent the war from breaking out.
Turkish: Ali savaşın çıkmasını önlemek zorundaydı.

Breaking out ingilizcede ne demek, Breaking out nerede nasıl kullanılır?

Breaking : Parçalama. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Zorla girme. Kıran. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Zorla bir binaya girme. Kopma. Kırılma. Meskene tecavüz.

Out : Kendini belli etmek. Çıkarmak. Kovmak. Ortaya çıkmak. Bayılmak. Çıkış. Dışarı. Dışarı çıkarmak. Yanmak. Meydana çıkmak.

Breaking and entering : Haneye tecavüz. Ev hırsızlığı.

Breaking away : Kopma.

Breaking capacity : Kesme gücü. Kesme yeteneği (şalter vb). Şalterin kesme yeteneği. Kesme yeteneği. Kesme kapasitesi.

Breaking current : Kesme akımı şalter. Kesme akımı. Şalterin kesme akımı.

 

İngilizce Breaking out Türkçe anlamı, Breaking out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breaking out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow up : Tepesi atmak. Birden kızmak. Öfkelenmek. Azarlamak. Havaya uçmak. Patlatmak. Parlamak. Kopmak (fırtına vb). Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Çılgına dönmek.

Blows : Tomurcuk açmak. Dalgalandırmak. Blow (üflemek). Filizlenmek. Büyütmek. Bitmek. Patlamak. Nefes vermek. Dalgalanmak.

Arise from : -den doğmak. -den çıkmak. Kalkmak. -den meydana gelmek. Kaynaklanmak. Neşet etmek. İleri gelmek. Meydana gelmek. -den kalkmak.

Climbed : Tırmanmak. Yükselmek. Sarılarak tırmanmak. Aşama kaydetmek.

Ascends : Yukarı çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Ağmak. Tahta çıkmak. Yükselmek. Artmak. Tırmanmak. Çıkmak (tahta).

Come about : Volta etmek. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Doğmak. Olay (bir yerde) geçmek. Olmak. Meydana gelmek.

Climb : Sarılarak tırmanmak. Yokuş. Aşama kaydetmek. Güçlükle çıkmak. Tırmanma. Yükselmek. Tırmanış. Tırmanmak.

Bump up : Fırlamak. Yükseltmek. Artırmak. Artmak. Yükselmek.

Burst : Had safhaya gelmek. Patlatmak. Atılmak. Boşanmak (gözyaşı). Fırlamak. Aniden açmak. Fışkırmak. Kağıt ayırmak. Dolup taşmak.

Outcrops : Ortaya çıkmak. Yeryüzüne çıkmak (kaya).

Breaking out synonyms : outcropped, break through, erupt, erupting, outcrop, come of, broken through, climbs, burst out, erupted, explodes, bursts, explode, flare, ascend, absent oneself, ascended, erupts, break out.