Bribers türkçesi Bribers nedir

  • Para yediren.
  • Yiyici.
  • Mürteşi.
  • İrtikap eden.
  • Rüşvet veren.
  • Mürtekip.
  • Rüşvet alan.

Bribers ingilizcede ne demek, Bribers nerede nasıl kullanılır?

Briber : Mürtekip. Mürteşi. Rüşvet veren. Para yediren. İrtikap eden. Yiyici. Rüşvet alan.

Briberies : Suistimal. Rüşvetçilik. Yolsuzluk. İrtikap. Rüşvet verme. Yiyicilik. Rüşvet. Rüşvet suçu.

Bribery : Suistimal. Yolsuzluk. Rüşvetçilik. İrtikap. Rüşvet verme. Rüşvet suçu. Yedirim. Yiyicilik. Rüşvet.

Commercial bribery : Rüşvet. Ticari rüşvet.

Bribe into : Rüşvet vermek.

Pay a bribe to : Rüşvet vermek.

Bribe : Rüşvet yemek. Rüşvet. İrtikap etmek. Ayartmak. Yemlik. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. Para yedirmek. Rüşvet vermek.

Take a bribe : Kanundışı olarak para alan. İrtikap etmek. Rüşvet yemek. Rüşvet alan.

Election bribe : Seçimlerde seçilme şansını arttırmak amacıyla yapılan ödeme veya iyilik. Seçim rüşveti.

Accepted a bribe : Rüşvet almıştır. Rüşvet kabul etmiştir. Resmi görevini yerine getirirken para veya armağanlar almıştır.

İngilizce Bribers Türkçe anlamı, Bribers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bribers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Criminal : Kabahatli. Çok kötü. Sabıkalı. Cinai. Müthiş. Suçla ilgili. Canice. Suça ait. Cinayet. Ceza.

Perpetrator : Suç işleyen kimse. Fail. Adı karışan. Sanık. Mücrim. Suç işleyen. Suçlu.

Outlaw : Huysuz at. Sürmek. Feshetmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Suçlu ilan etmek. Sürgün. Yasadışı ilan etmek. Yasaklamak. Yasaya karşı gelen kimse.

Kickback : Hisse. Rüşvet. Pay. Komisyon. Seyirdim. Ters tepki. Avanta. Gayri resmi bir komisyon. Geri tepme. Bahşiş.

Crook : Dirsek. Kıvrılmak. Hırsız. Dönemeç. Sapı kıvrık baston. Bükmek. Madrabaz. Dolandırıcı. Kıvırmak. Değnek.

Payoff : Maaş verme. Rüşvet. Hakedilmiş ceza. Borcun son taksidi. Karşılık. Ücret ödeme. Ödeme vakti. Ödeme. Ceza. Sonuç.

Grafter : Hırsızlık yapan kimse. Çok çalışan. Suistimal yapan. Yolsuzluk yapan kimse. Hırsız. Para yediren kimse. Rüşvet yiyen. Rüşvetçi. Aşılayan kimse.

Corrosive : Aşındırıcı. Yenime yol açan ortam ya da nesne. Çürütücü. Aşındırıcı madde. Kemirici. Süblime. Kimyasal aşındırıcı. Yıpratıcı.

Corrupt : Bozulmuş. Yozlaştırmak. Mahvetmek. Doğru yoldan saptırmak. -e rüşvet yedirmek. Bayağı. Rüşvetçi. Baştan çıkarmak. Yozlaşmış.

Bribers synonyms : suborner, briber, bent, dishonest, grafters, bribes, venal, malefactor, hush money, felon, embracer, payment, take a bribe, embracers, soap, payola.

Bribers zıt anlamlı kelimeler, Bribers kelime anlamı

Nonpayment : Adem-i tediye. Ödemesiz. Bir borcu ödememe. Ödememe. Ödeme yapmama. Tediye etmeme. Ademi tediye.

Fauna : Hayvanat. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu. Hayvanların yaşadığı bölge. Doğay. Bölge hayvanlarının tümü. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı.