Bring up well türkçesi Bring up well nedir

  • Adam etmek.

Bring up well ingilizcede ne demek, Bring up well nerede nasıl kullanılır?

Bring : Kandırmak. Vermek (ceza). Razı etmek. Doğurmak. Getirmek. Kazandırmak. Belirtmek. İkna etmek. Ayıltmak. Sebebiyet vermek.

Well : Kuyu. Petrol kuyusu. Kaynak. Yerinde. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Memba. Pınar. Peki. Fışkırmak. Kaynamak.

Bring up : Paylamak. Çocuklardan sakınmak. Çocuk yetiştirmek. Büyütmek. Yetiştirmek. Bahis açmak. Beslemek. Terbiye etmek. Azarlamak. Durduruvermek.

Bring up a calculator : Hesap makinesi aç.

Bring up a problem : Bir problemi ortaya koymak. Sıkıntı verici bir konuya yol açmak.

Bring up the rear : En son gelmek. Sonuncu gelmek. Sondan gelmek. Yarışta sonuncu gelmek. Sonuncu olmak. Arkada kalmak. Arkada olmak. En sonuncu gelmek. Sıranın sonunda olmak.

Bring up to date : Yeni bilgi vermek. Son gelişmeleri bildirmek. Güncellemek. Güncelleştirmek. Son gelişmeleri anlatmak. Gündeme getirmek. Bilgilendirmek. Son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek.

Bring up with a round turn : Aniden ara vermek.

Bring up on the bottle : Biberonla beslemek.

Bring up in conversation : Açmak.

İngilizce Bring up well Türkçe anlamı, Bring up well eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring up well ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Civilize : Uygarlaştırmak. Uygarlaşmak. Medenileştirmek. Kibarlaştırmak. Aydınlatmak.

Chastises : Pataklamak. Eleştirmek. Sopa çekmek. Azarlamak. Dayakla cezalandırmak. Cezalandırmak (dayakla). Sopa atmak. Yerden yere vurmak. Dövmek.

Put in order : Düzenlemek. Hale yola koymak. Düzene sokmak. Düzenleme getirmek. Tanzim etmek. Sıraya koymak. Düzene koymak. Sıralamak. Sıraya sokmak.

Civilizes : Uygarlaştırmak. Medenileştirmek. Kibarlaştırmak. Uygarlaşmak. Aydınlatmak.

Lick into shape : Şekil vermek. Hale yola sokmak. Yontmak. Biçim vermek. Şekillendirmek. Düzenlemek.

Rectifies : Doğru akıma çevirmek. Damıtarak arıtmak. Tasfiye etmek. Arıtmak. Taşlamak. Tashih etmek. Doğrultmak. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Damıtmak.

Rectify : Damıtmak. Doğrultmak. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Doğru akıma çevirmek. Tasfiye etmek. Dalgalı akımı doğru akıma çevirmek. Düzeltmek. Arıtmak. Rektifıye etmek.

Bring to heel : Denetimi altına almak. Dize getirmek. Boyunduruk altına almak.

Set to rights : Düzenli şekle getirmek. Sırayla yapmak. Düzeltmek. Sıraya sokmak. İyileştirmek.

Bring up well synonyms : make a man, chastise, make a man of, civilise, civilizing.