Bro türkçesi Bro nedir

Bro ile ilgili cümleler

English: "I am a broccoli and I look like a tree!" "I am a walnut and I look like a brain!" "I am mushroom and I hate this game!"
Turkish: "Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"

English: "Tom and Mary have broken up." "That's ancient history."
Turkish: "Tom ve Mary ayrılıyor." "Bu eski hikaye."

English: "What happened?" "The car broke down."
Turkish: "Ne oldu?" "Araba bozuldu."

English: "Pad See Ew" is a Thai dish made with flat, broad rice noodles.
Turkish: "Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.

English: "Are you still dating Tom?" "No, we broke up at the beginning of last month."
Turkish: "Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."

 
 

Bro ingilizcede ne demek, Bro nerede nasıl kullanılır?

Broach : Del. İleri sürmek. Delik açmak. Konu açmak. Çekmek. Açmak. Konuya girmek. Şişlemek. Şiş. Delmek.

Broach a subject : Tartışmak için bir konu açmak. Tartışmak için bir konu başlığı açmak.

Broached : Delmek. Açmak. İleri sürmek.

Broachers : Kesici alet. Yeni bir konu ortaya atan kimse.

Broaches : Delik açmak. Açmak. Delmek. Şişlemek. Çekmek. İleri sürmek. Şiş. Del. Açmak (bir konuyu). Konuya girmek.

Broad axe : Savaş baltası. Geniş ağızlı balta. Balta. Dülger baltası.

Broad beam headlamp : Geniş huzmeli far. Geniş hüzmeli far.

Broad base terrace : Geniş tabanlı teras.

Broad arrow : İngiliz hükümetinin mallarını gösteren ok işareti. İngiliz mallarını gösteren ok işareti.

Broad beam headlight : Geniş huzmeli far. Geniş hüzmeli far.

İngilizce Bro Türkçe anlamı, Bro eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bro ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buddies : Arkadaş. Arkadaşlar. Ahbap. Kafadar.

Sister : Yenge. Kızkardeş. Hemşire. Kız kardeş. Abla. Simil. Rahibe. Rahibelerin ilk adından önce kullanılan unvan. Hastalara bakan hemşirenin ilk adından veya ilk adıyla soyadından önce kullanılan unvan.

Lineament : Çizgisellik. Ayırt edici özellik. Yüz hattı.

Brother : Can. Birlik. Tarikat üyesi. Dadaş. Abi. Erkek kardeş. Din kardeşi. Aynı türkümün erkek üyesi.

Cobbers : Badi. . (avustralya'da kullanılan terim) dost. Arkadaş.

Face : Şeref. Astarlamak. Kaplama yapmak. Yüz. Şekil. Yüzleşmek. Yüzey. Bakmak. Göze almak. Dış görünüş.

Buddy : Kafadar. Ulan. Arkadaş. Lan. Çalışma arkadaşı. Ahbap. Panpa.

Fellows : Akran. Ahbap. Yoldaş. Adam. Dost. Akademi üyesi. Herif. Arkadaş. Koca. Eş.

Pal : Panpa. Arkadaş. Saniyede 25 kare ve kare başına 625 tarama hattı kullanılan tv veya video ekranı için standart (avrupa ve avustralya'da popüler). Dost. Abicim. Ahbap.

Free agent : Herhangi bir takımla kontratının süresi sona ermiş oyuncu. Herhangi bir kulübe bağlı olmayan sporcu. Faili muhtar. Bonservisi elinde olan oyuncu. Başına buyruk kimse. Bonservisi kendinde olan oyuncu. İstediğini yapabilen kimse. Kendi işlerinde yasal yetkiye sahip kimse.

Bro synonyms : trichion, crinion, human face, homier, sib, sisters, bubbies, professional, forehead, athlete, bosom buddy, semipro, brothering, feature, fraternal, sibling, bosom friend, sistering, cobber, jock, semiprofessional, bubby, homiest, homey, bub.

Bro zıt anlamlı kelimeler, Bro kelime anlamı

Amateur : Amatör. Deneyimsiz kimse. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Meraklı. Özenci. Beceriksiz. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Hevesli.

Anti : Aykırı. Karşı olan kimse. Muhalif. Karşı, zıt. Zıt. Karşıt. Karşı. Anti. Ters.