Broken pieces türkçesi Broken pieces nedir

Broken pieces ile ilgili cümleler

English: Tom picked up the broken pieces of glass off the floor.
Turkish: Tom, kırılmış cam parçalarını yerden aldı.

English: He stuck the broken pieces together.
Turkish: O, kırık parçaları birlikte yapıştırdı.

Broken pieces ingilizcede ne demek, Broken pieces nerede nasıl kullanılır?

Broken : Taşlı. Çökmüş. Yarım kalmış. Arızalı. Bozuk konuşma. Kırık. Kolu kanadı kırık. Bölünmüş. Kesik. Engebeli.

Pieces : Parçalar. Parça.

Broken account : Kesilen hesap. Kesilen sayışım. Kapatılmış hesap. İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması.

Broken bone : Fena benzetmek. Kırılan kemik. Kıçını tekmelemek. Vurmak. Dövmek. Kemiklerini kırmak.

Broken bread : Yemeğini paylaşmak. Biriyle yiyeceğini paylaşmak. Ekmeğin bölmek. Ekmeğini bölüşmek.

Broken down : İşi bitmiş. Yıkılmış. Bitkin. Çökmüş. Bozulmuş. Yıkık. Çökük. Düşkün. Çürük. Bozuk.

İngilizce Broken pieces Türkçe anlamı, Broken pieces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broken pieces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avulsions : Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Sökme. Koparma. Avülsiyon.

 

Article : Bent. Tanımlık. Makale. Fıkra. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. (sözleşmede) madde. Eşya. Sözleşmeyle bağlamak. Şey.

Dentation : Tarak şekilli. Tarak şeklinde olan şey. Çıkıntı. Taraksı çıkıntı. Diş gibi çıkıntı.

Spalls : Parçalanmak. Kıymak. Kabuğunu soyma. Parçacık. Ufak parça taş. Taş parçası. Pul pul olmak. Parçalamak.

Chippies : Balık ve patates kızartması satılan yer. Can sıkıcı. Sarhoşluktan olan. Tatsız. Çentikli. Serçe. Bir tür amerikan serçesi.

Shaving : Talaş çıkarma. Tıraş etme. Traşlama. Ç.talaş. Rende talaşı. Tıraş olma. Tıraşlama. Tıraş.

Diastema : Çatlak. Gedik. Diş arası. Yarık. Oyuk. Aralık diş. İki diş arasındaki boşluk. Diyastema.

Cutting : Yol açma. Kurgu hazırlığı. Çelik. Kesme. Yol. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Doğrama. Tünel.

Chip : Pullarını ayıklamak. Kırıntı. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Dilimlemek. Çatlak. Çöp. Marka. Patates kızartması. Yontmak.

Crenelle : Mazgal. Dişleme. Mazgallı siperde boşluk veya açıklık (ayrıca crenel).

Broken pieces synonyms : cakes, burs, avulsion, dinting, crena, spalled, dent, bits, batch, dinted, cake, shive, rasping, bar, dents, splint, attachment, aliquots, aliquot, batches, breakage, splinter, chippy, flinder, raspings, sliver, breakages, broken piece, dints, chipping, parings, beet slices, spall.