Burlesk nedir, Burlesk ne demek

Burlesk; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan, komikliğe dayanan bir tür

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Kalın çizgili, kişileri ve olayları karikatürleştirerek veren ve çoğu kez verici, taşlayıcı, abartılı güldürü. «Şakacı» sözcüğünden gelir. ABD'de bu tür, kaba saba ve açık saçık bir gösteri durumunu almıştır.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Şakacı sözcüğünden gelir. Kaba çizgili, kişileri ya da kusurları gülünçleştiren çoğu kez yerici, taşlayıcı, abartılı bir güldürü çeşidi. Amerikan tiyatrosunda kaba ve açık bir gösteri türüne de burleks adı verilir.

İngilizce'de Burlesk ne demek? Burlesk ingilizcesi nedir?:

burlesque

Almanca'da Burlesk ne demek?:

burleske

Burlesk hakkında bilgiler

Burlesk (Fransızca: Burlesque), parodi ve bazen grotesk abartı içeren mizahi bir tiyatro türüdür. Sinemada da burlesk tarzı filmlere rastlanır. 17. yüzyılda İtalya ve Fransa'da edebiyat türü olarak kullanılan burlesk, 18. yüzyıldan itibaren ciddi ve komik içeriğin bir arada kullanıldığı müzikal gösteriler için kullanılmıştır. Vodvilden uyarlanan burlesk, sessiz film döneminin 1910 - 1930 arası tipik bir sinema tarzıdır. Şarlo, Harold Lloyd ve Buster Keaton'ın filmleri bunlar arasında sayılabilir.

 

Burlesk tanımı, anlamı:

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür.

Komik : Gülme duygusu uyandıran, güldürücü, gülünç. Güldürü oyuncusu.

Sanat : Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Zanaat.

Abartı : Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

Mizahi : İçinde gülmece bulunan, gülmece niteliği taşıyan (yazı, karikatür vb.).

Tiyatro : Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Tarz : Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Biçim, yol. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept.

 

Film : Sinemalarda gösterilen eser. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak.