Böcükmek nedir, Böcükmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kanına susamak: Böcükmüş gibi köpeğin üzerine yürüyordu.

Böcükmek kısaca anlamı, tanımı

Böcük : Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. [Bakınız: böcü]. [Bakınız: bücük]. [Bakınız: badak]. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. [Bakınız: böbö]. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek

Böcü : Kurt. Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık. Böcek.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Susamak : Su içme gereksinimi duymak. Çok istemek, özlemek.

Susama : Susamak işi.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Susam : Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Süsen. Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

 

Susa : Yol, şose. Dar yol, şose.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Kanı : İnanç, düşünce, kanaat.

Diğer dillerde Böcekkapan bitkiler anlamı nedir?

İngilizce'de Böcekkapan bitkiler ne demek ? : carnivorous plant, insectivorous plant