Cızıhdırmak nedir, Cızıhdırmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Son hızla koşmak.

Yazmak, karalamak.

Cızıhdırmak kısaca anlamı, tanımı

Cızı : [Bakınız: çizi]. Ağustos böceği. Çizgi. Tohum ekmek için pullukla açılan yer, karık. Tarlada su yolu

Cızıh : Çizgi. Çizgi; bk. ayrıca sızıh.

Son hızla : Olanca hız kullanılanarak.

Karalamak : Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.

Karalama : Karalamak işi. Leke sürme, kötülük yükleme. El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı. Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı, müsvedde.

Son hız : Havada ya da sıvı içinde düşen bir nesneye etkiyen yerçekimi kuvvetinin sürtünme kuvvetine eşit olduğunda eriştiği değişmez hız.

Yazmak : Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Açmak. Yaymak, sermek. Yazı ile bildirmek, haber vermek. Gelinin yüzünü süslemek. Yazar olarak görev yapmak. İnsanın geleceğini belirlemek. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Bir göreve almak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kaydetmek. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak.

 

Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

Karal : Uzun taneli bir cins üzüm.

Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

Hızla : Çabucak.

Yazma : Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Son : Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

Diğer dillerde Cıvık mantar anlamı nedir?

İngilizce'de Cıvık mantar ne demek ? : slime moulds