Cağıldak nedir, Cağıldak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çağlayan.

Çocuk oyuncağı.

Pis, dağınık kişi.

Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt.

Cağıldak anlamı, tanımı

Cağıl : Gürültü, hafif gürültü. Düşman

Çocuk oyuncağı : Çocukların oynayıp eğlenmesi için yapılmış oyuncak. Kolay iş. Önem verilecek değerde olmayan şey.

Çağlayan : Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Bittiği : Bir parça, azıcık, biraz.

Değirme : Değirmek işi.

Dağınık : Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.

Bittiğ : Bir parça, azıcık, biraz.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Bitti : Donmuş, katılaşmış pekmez. Saklambaç oyunu. Çocukların, ucu sivriltilmiş ağacı yere vurup saplayarak oynadıkları oyun ve ağacı.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

 

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Çağla : Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Çocu : Çocuğu.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

Diğer dillerde Cafcaflı konuşma anlamı nedir?

İngilizce'de Cafcaflı konuşma ne demek ? : affected diction