Camera lens türkçesi Camera lens nedir
- Kamera merceği.
- Alıcılarda, aktarılacak konunun görüntüsünü alıcı içinde gerekli yere düşüren mercek.
- Mercek.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Alıcı merceği.
Camera lens türkçesi ne demek">Camera lens ingilizcede ne demek, Camera lens nerede nasıl kullanılır?
Camera : Hakimin odası. Fotoğraf makinesi. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Oda, kamara. Alıcı. Mahrem. Hakimin özel odası. Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gizli.
Lens : Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Adese. Far camı. Elektrik alanı, magnetik alan ya da elektromagnetik alan yardımıyla, yüklü parçacıkların yoğunlaşmasını sağlayan düzenek. Gözlük camı. Mercek. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Göz merceği. Objektif.
Camera lens protractor : Belirli bir merceğin belirli bir uzaklıkta ne kadarlık yatay bir açıyı kapsadığını ya da bunun tersine, hangi yatay açının belirli bir uzaklıkta hangi mercekle kapsanabileceğini gösteren iletki çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mercek iletkisi.
Camera 65 : Bir geniş görüntülük ve üçboyutlu işlemi. (todd-ao işlemini andıran camera 65'te 65 mm'lik film kullanılır. alıcı ve göstericisi de buna uygun olarak değişik yapıdadır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Camera 65.
Camera alignment : Kamera yer ayarı. Kamera yerleştirmesi.
Camera angle : Kamera açısı. Açı. Alıcı açısı. Filme alınan veya fotoğraflanan bir şeyin açısı.
İngilizce Camera lens Türkçe anlamı, Camera lens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Camera lens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Condenser : Yoğunlaç. Uçucu bileşenleri yoğunlaştırıp tekrar sıvı hale dönüştüren cam malzeme. Yoğuşturucu. Kondansör. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Kondenser. Toplayıcı. Biriktirici. Aydınlatma merceği.
Condensing lens : Aydınlatma merceği. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Toplayıcı mercek.
Lens objective : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek.
Lensing : Adese. Cam. Objektif. Büyüteç. Gözlük camı. Göz merceği. Far camı.
Crystalline lens : Billurcisim. Lens. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Kristal lens. Kristal lensler. Göz merceği.
Eyepieces : Oküler. Gözlemci tarafındaki mercek. Mercek (mikroskop). Gözmerceği. Göz merceği. Mercek mikroskop.
Eyepiece : Mercek (mikroskop). Gözmerceği. Oküler. Göz merceği. Mercek mikroskop. Gözlemci tarafındaki mercek. Irakgörürlerde gerçek görüntüyü gözle incelemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni.
Lenses : Göz merceği. Lens. Objektif. Adese. Gözlük camı.
Condensers : Aydınlatma merceği. Toplayıcı. Kondansatör. Kondansör. Meksefe. Biriktirici. Kondenser. Kondensör. Yoğunlaç.
Camera lens synonyms : lense, glass, lens, electronic lens, bulls eye, electron lens, taking lens.

Bu kısımda Camera lens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Camera lens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Camera lens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Camera lens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.