Cennet nedir, Cennet ne demek
Cennet; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt.
- Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer.
- Çok güzel, huzur veren (yer)

- Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.
"Cennet" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?" - M. A. Ersoy
- "Turizm cenneti."
- "Kitap cenneti."
- "Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri / İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni" - Yunus Emre
Cennet isminin anlamı, Cennet ne demek:
Kız ismi olarak; Dinî inanışına göre, iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak. Çok güzel, ferah yer, bahçe.
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Rize ilinde, Fındıklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Cennet hakkında bilgiler
Cennet, ölmüş insanların sonraki yaşamda varoluşlarını devam ettirdiklerine inanılan soyut diyara verilen isimdir. Arapça bir sözcük olan Cennet, "Bahçe" anlamına gelmektedir. Bu dinî terim, çeşitli dinlerde ve ruhanî felsefelerde bulunan, çoğunlukla mümkün olan en kutsal mekân olarak tanımlanan, sonraki yaşama dair bir kavramdır.
Cennet kavramına inanan kişiler genellikle Cennet'in insanların bir kısmı veya hepsi için Ahirette bulunan nihai bir varış noktası olduğunu düşünürler. Ayrıca Cennet kavramına sahip inançların çoğunluğunda Cennet iyi insanların ulaştığı bir Ahiret mekânıdır.
Cennet sözcüğü Arapça kökenlidir (Arapça: جنّة). Her dinin Cennet kavramına verdiği özel isimler olabilir. Cennet sözcüğü dinî anlamda kullanılabileceği gibi, Türkçede mecaz veya sıfat olarak ta kullanılmaktadır. TDK tanımına göre Cennet; "Dinî inanışlara göre dünyada iyilik yapanların, günahsızların, öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt."tir. Ayrıca mecazi şekilde sıfat olarak, çok güzel, huzur veren gibi anlamlarda kullanılır. Cennet sözcüğünün dışında yine "Cennet" anlamında olan Farsça kökenli behişt ve Soğdca kökenli uçmak da Türkçede kullanılmaktadır. Yine de en yaygın olan Cennet sözcüğüdür.
Sümer mitolojisinde birçok tasvirlerinin Yahudilik ve İslam'ın Cennet anlayışına kaynaklık ettiği düşünülen Cennet ve Cehennem motifleri bulunur.
Cennet ile ilgili Cümleler
- Cennet güzel kokuludur.
- Cennet annelerin ayakları altındadır.
- Cennete nasıl gidebilirim?
- Cennet benim yüreğimdeydi.
- Ali lezzetli yemeği yedi ve onun cennette olması gerektiğini düşündü.
- Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.
- Cennet ve Cehennem olgusu insanın ahlaki yapısı üzerinde etkili midir?
- Ve yeni cenneti ve yeni dünyayı gördüm.
- Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.
- Onun için, Arhangelsk'in arktik iklimi yeryüzündeki cehennemdi, ama o bölgede büyüyen diğeri için Arhangelsk yeryüzündeki cennetti.
- Ve onlar yeni cenneti ve yeni dünyayı gördü.
- Bu ada çocuklar için bir cennet.
- Cennete gitmek istiyorum ama oraya gitmek için ölmek istemiyorum.
- Cennet ve cehennem sadece insanın kalbinde bulunur.
Cennet kısaca anlamı, tanımı:
İnanış : İnanma işi. İnanılan şey.
Dünya : Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia.
Sonsuz : Çok. Birçok. Sonu ve sınırı olmayan şey. Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik). Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan.
Mutlu : Mutluluğa erişmiş olan, ongun, mesut, saadetli, bahtiyar, berhudar. Mutluluk veren.
Uçmak : Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Cennet. Aşırılmak. Çok sevinmek. Rengi solmak. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Belirmek. Çok hızlı gitmek. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Hava yolu ile gitmek. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Uçar gibi dalgalanmak. Sıvı, gaz veya buhar durumuna geçmek.
Behişt : Cennet.
Huzur : Bir yerde bulunma. Padişah katı. Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç. Ön, yan, kat, makam, yamaç.
Cennete çevirmek : Temiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.
Cennete dönmek : Güzel, rahat yaşanılır, bakımlı bir yer durumuna gelmek.
Cennet gibi : Güzel, bakımlı (yer).
Cennet balığı : Cennet balığıgillerden, mavi yeşil zemin üzerine bakır rengi çizgili tropikal balık (Macropodus viridiauratus).
Cennet biberi : Zencefilgillerden, karabiber tadında bir bitki.
Cennet kuşu : Güzel, alımlı kadın. Çok küçükken ölen çocuk. Cennet kuşugillerden, tüyleri güzel renkli bir kuş (Paradisea apoda).
Cennet öküzü : Yüreği temiz ancak budala denecek kadar saf olan kimse.
Cennet taamı : Tadı çok güzel olan yemek veya yiyecek.
Eşek cenneti : Öbür dünya. Zindan.
Cennet balığıgiller : Kemikli balıklar takımının kefaller alt takımına giren bir familya.
Cennet kuşugiller : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının bir familyası.
Cennetleşme : Cennetleşmek durumu.
Cennetleşmek : Cennete benzemek.
Cennetlik : Öldükten sonra yerinin cennet olacağına inanılan (kimse), cennetmekân.
Bendeniz cennet kuşu : Kendini tanıtırken kullanılan bir deyim.
Dayak cennetten çıkmıştır : "dayağın yola getirici bir etkisi vardır" anlamında kullanılan bir söz.
Yüzünü gören cennetlik : Uzun süre görünmeyen kimseler için söylenen bir söz.
İmanlı : İnsaflı, vicdanlı. İmanı olan, inançlı, mutekit.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Kola : Kolalama. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).
İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.
Varoluş : Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı.
Devam : Ek, parça. Bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. Sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme. "Kesme, sürdür" anlamında kullanılan bir söz.
Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.
Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Pek iyi, doğru. İyi, hoş. Güzel kız veya kadın. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Sakin, hoş (hava). Adamakıllı, şiddetli.
Cennet işareti : Gök kuşağı.
Cennet otu : Yuvarlak ve ince yapraklı, marul tadında bir cins ot.
Cennet süpürgesi : Bir çiçek adı, sancılanan hayvana tütsü ve ilâç olarak kullanılır.
Cennet yatak : İçinde esneklik sağlayan yaylar ya da kauçuk bulunan döşek.
Cennet yeşili : (Resim) bk. tavus yeşili.
Cennetabat : Iğdır şehri, Taşburun bucağına bağlı bir bölge.
Cennetbalığı : (zooloji)
Cennetbalığıgiller : (zooloji) (Anabantidae), (Yun. anabasis = tırmanma) Omurgalı hayvanlarda balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kefaller (Percesoces) alt-takımına giren bir familyası. Ktenoyid pullarla örtülüdürler. Tatlı sularda yaşarlar. Suyun dışına alınınca uzun zaman canlı kalırlar. Cennet balığı (Macropodus viridiauratus), gurami (Osphromenus olfax), cüce gurami (Colisa lalia), dev gurami (C. fasciata), gök gurami (Trichogaster trichopterus), Siyam kavgacı balığı (Betta splendens), tırmaşık balık (Anabas scandens) türleri iyi bilinir.
Cennetiale : Cennetiâlâ
Cennetkuşu : Bir takımyıldızın adı. (astronomi)
Diğer dillerde Cennet anlamı nedir?
İngilizce'de Cennet ne demek? : n. Elysium, City of God, Eden; the new Jerusalem
n. glory, the happy hunting grounds, pie, Pearly Gates, paradise, heaven
Fransızca'da Cennet : paradis [le], parvis célestes, tabernacle éternel, éden [le]
Almanca'da Cennet : n. Eden, Feste, Himmel, Paradies
Rusça'da Cennet : n. рай (M)
adj. райский

Bu kısımda Cennet nedir? Cennet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Cennet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Cennet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.