Chromoxide türkçesi Chromoxide nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hayvan beslemede yemlerin sindirilme derecesini belirlemek için kullanılan belirteç madde.
  • Krom oksit.

Chromoxide ingilizcede ne demek, Chromoxide nerede nasıl kullanılır?

Chromo : Krom rengi. Kromo. Kromolitograf.

Chromoargentaffin : Bikromatlar ve gümüş nitratlarla boyanma. kromoarjentaffin. Kromoargentaffin.

Chromobacterium : Küçük, sporsuz hareketli, gram negatif ve değişik renklerde pigment oluşturan, pseudomonaslara benzeyen, genellikle toprak ve suda bulunan, apse, ishal ve septisemi oluşturan çomak biçimli bir bakteri cinsi. Chromobakterium.

Chromoblast : Kromoblast. Pigment hücresi veren embriyo hücresi.

Chromocentrum : İnterfaz halindeki hücre çekirdeğinde kromatin maddesinin meydana getirdiği yoğun yapı. Kromosentrum.

Chromolithography : Renkli taş basma resimcilik. Renkli taş basması. Renkli taşbasması.

Chromography : Kromografi.

Chromogen : Kromojen. Boya üreten bakteri. Renk verici. Kromogen. Oksidizasyon (oksitlenme) etkisi altında renkli bileşikler üreten madde. Boya üreten renkli bileşik. Renk üreten. Pigment haline dönüşebilen öncü madde; renk verici maddeyi oluşturan kendisi renksiz herhangi bir madde. bünyesinde renk verici madde oluşturan bakteri.

Chromoleucite : Kromolösit.

Chromoisomer : Kromoizomer. Renk bakımından birbirinden farklı olan bir, iki ya da daha fazla izomer.

 

İngilizce Chromoxide Türkçe anlamı, Chromoxide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromoxide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdomen : Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında.

Chromoxide synonyms : abdominal ovariectomy, chromium oxide, abamectin, a amplitude mod, a c syndrom, abdominal distention, abattoir.