Chronic türkçesi Chronic nedir

  • Kronik.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süreğen.
  • Uzun süredir devam eden; müzmin, süreğen. bir hastalığın süresinin 4 haftadan daha fazla olması.
  • Müzmin.
  • Bir hastalığın uzun süre devam etmesi durumu, müzmin.

Chronic ile ilgili cümleler

English: There is a chronic oversupply of rice in Japan.
Turkish: Japonya'da kronik bir pirinç fazlalığı vardır.

English: She suffers from a chronic illness.
Turkish: O kronik bir hastalıktan muzdarip.

English: The Sacramento Chronicle writes frequently about that old trapper.
Turkish: The Sacramento Chronicle sık sık o yaşlı avcı hakkında yazar.

English: The chronicles of the flood of 1342 say that the water in the Mainz Cathedral came up to a man's chest, while in Cologne, one could ride in a boat over the city walls.
Turkish: 1342 sel kronolojisi Köln'de, biri şehir duvarlarının üzerinde bir tekneye binebiliyorken, Mainz katedralinde suyun bir insanın göğüs hizasına geldiğini söylüyor.

Chronic ingilizcede ne demek, Chronic nerede nasıl kullanılır?

Chronic abcess : Soğuk apse. Yangıların etkisiyle oluşan hafif yangı belirtileri gösteren çeperi çok kalın veya çok ince apse tipi, soğuk apse. Kronik apse.

Chronic abscess : Kronik apse.

Chronic absence : Bir iş yerinde çalışan işçilerin iş yerine sürekli olarak devam etmemeleri. Süreli devamsızlık. Müzmin devamsızlık. Süreli işe gelmeme. Daimi süreli.

 

Chronic absenteeism : Sürekli işe gelmeme. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi.

Chronic appendicitis : Kronik apandisit.

Chronic diarrhea : Süreğen ishal. Kronik ishal. İshal olayının bir aydan fazla sürmesi, kronik ishal.

Chronic catarrhal endometritis : Kronik kataral endometritis. Fibroblastların üremesi ve plazma hücrelerinin infiltrasyonuyla belirgin uzun süre devam eden endometriyumun yangısı.

Chronic cystic endometritis : Köpeklerde uzun süre devam eden döl yatağı yangısı sonucu üreyen bağ dokuyla bez kanallarının tıkanıp salgının akıtılamayıp kistleşmesi. Kronik kistik endometritis.

Chronic bronchiolitis : Kronik bronşiolit. Bronşçukların kronik yangısı.

Chronic athrophic endometritis : Uzun süre devam eden kronik endometritisler sonucunda döl yatağının işlevini kaybederek atrofiye olduğu endometriyumun yangısı. Kronik atrofik endometritis.

İngilizce Chronic Türkçe anlamı, Chronic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chronic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Protracted : İletki ile çizilmiş. Uzatmalı. Sürüncemeli. Uzun süreli. Uzun süren. Ölçekli çizilmiş. Küçük ölçekle planı çizilmiş.

 

Perpetual : Aralıksız. Kalıcı. Ölümsüz. Sürekli. Daimi. Ömür boyu görevde kalan. Bitmez tükenmez. Baki. Devamlı.

Long : Can atmak. Özlemini çekmek. Gözlemek. Hasretini çekmek. İstemek. Arzu etmek. Uzun. Hasret olmak. Özlemek. Susamak.

Chronical : Kronik seyirli.

Confirmed : Onaylanmış. Bağımlı. Doğrulanmış. Yerleşmiş. Tasdikli. Onaylı. Doğrulanan. Tiryaki. Kökleşmiş.

Ingrained : Kökleşmiş. Tam. İçine işlemiş. Çıkarılmaz. Yerleşmiş. Ötedenberi yerleşmiş. Azılı. Sabitleşmiş.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Chronics : Berbat. Sürekli. Kalıcı. Devamlı. Çok kötü. Eski.

Chronic synonyms : chronicling, chronicled, a amplitude mod, abdominal palpation, a clay, inveterate, continuing, a c deformity, abdominal pain, habitual, abdomen, chronicle, abdominal fat necrosis, a band, degenerative, abdominal distention, obstinate, a c syndrom, abamectin, abattoir, annals, abaxial.

Chronic zıt anlamlı kelimeler, Chronic kelime anlamı

Acute : Zeki. İlerlemiş. Dar. Şiddetli. Aşırı. Akut. Açıkgöz. Dar (açı). Keskin. Sivri.

Short : Alçak. Kısa devre yaptırmak. Eksiklik. Kısa. Kısa okunuşlu ünlü. Kontak. Kısa hece. Kasa açığı. Kısa metrajlı film.

Chronic ingilizce tanımı, definition of Chronic

Chronic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relating to time. According to time.