Circum türkçesi Circum nedir

  • Sirkum.
  • Etrafında.
  • Her yönde.

Circum ile ilgili cümleler

English: Ali must choose the second-best policy according to the circumstances.
Turkish: Ali şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeli

English: Ali died in strange circumstances.
Turkish: Ali tuhaf şartlarda öldü.

English: Bear in mind that, under such circumstances, we have no alternative but to find another buyer.
Turkish: Aklınızda bulunsun, bu koşullar altında başka bir alıcı bulmaktan başka alternatifimiz yok.

English: Ali explained the circumstances to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye koşulları açıkladı.

English: Ali's doing a good job under very difficult circumstances.
Turkish: Ali çok zor şartlar altında iyi bir iş yapıyor.

Circum ingilizcede ne demek, Circum nerede nasıl kullanılır?

Circumambage : Gereksiz kelimeler kullanma. Dolaylılık. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Laf kalabalığı. Dolambaçlı yol. Dolambaçlı yoldan konuşma.

Circumambient : Etrafını çeviren. Kuşatan. Çevreleyen.

Circumambulate : Çevresini yürümek. Bin dereden su getirmek. Etrafını dolaşmak. Savuşturmak.

Circumambulated : Savuşturmak. Bin dereden su getirmek. Çevresini yürümek. Etrafını dolaşmak.

Circumambulates : Bin dereden su getirmek. Savuşturmak. Etrafını dolaşmak. Çevresini yürümek.

 

Circumaviate : Etrafında uçmak.

Circumcised : Sünnetli.

Circumcise : Sünnet. Sünnet etmek. Bızırı kesmek. Ruhen temizlemek. Bızırı kesme. Günahlardan arındırmak.

Circumcenter : Bir üçgeni çevreleyen bir çemberin merkezi. Çevrel merkez. Çevrel özek. Çevrel çemberin merkezi.

Circumcircle : Çevrel çember.

İngilizce Circum Türkçe anlamı, Circum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Circum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Company : Şirketi. Misafir. Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu. Arkadaş çevresi. Ortaklık. Firma. Grup. Dost. Arkadaş. Tayfa.

Band : Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Şerit yapmak. Bantlamak. Birleşmek. Fasıla. Çete. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Moleküllerin dönme erke düzeyleri arasındaki geçişlerin oluşturduğu görünge çizgilerinin bütünü. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka. Bant.

Circulate : Tamim etmek. Tedavül etmek. Devretmek. Dolaşmak (kan veya hava). Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Dolaştırmak. Devirdaim olmak. Sürümde olmak (para). Yayılmak (haber). Devridaim yapmak (motordaki sıvı).

Jet set : Jetle yolculuk eden zenginler. Zengin gençlik. Jet sosyete. Yüksek sosyete. Eğlence arayışıyla jet uçağıyla oradan oraya uçan zengin ve sosyal açıdan önemli kişilerden oluşan grup.

 

Round : Dönmek (köşeyi veya virajı). Dönmek. Ara alkışı. Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması. Doldurmak. Yuvarlak. Dolaşmak. Toplamak. Etrafını dolaşmak.

Approx : Fişeğe konan barut miktarı. Yakından. Neredeyse. Kabaca. Yaklaşık olarak. Yaklaşık.

Confederacy : Konfederasyon. Birleşmişlik. İttifak. (abd iç savaşında) amerikan güney eyaletleri konfederasyonu. Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: germanya devletlerbirliği. Gizli plan. Birlik. Amerikan güney eyaletleri konfederasyonu (iç savaş). Devletler birliği.

Cohort : Çoğa kuşağı. Eski romada bir alayın onda biri. Grup (insanlardan oluşan). Lejyonun onda biri. Yardakçı. Topluluk. Suç ortağı. Destekçi. Bir lejyonun onda biri. Kohort.

Car pool : Sırayla araba kullanma anlaşması. Araba imecesi. Aynı şirkette veya yerde çalışan ve yakın yerlerde oturan 4-5 kişinin bir hafta birinin bir hafta diğerinin arabasıyla işe gidip gelmesi. Araba parkı.

Around : Çevrede. Ortalıkta. Çevresine. Civarda. Yaklaşık. Aşağı yukarı. Arkaya. Her yanına. Yakınlarda.

Circum synonyms : inner circle, horsy set, locomote, horsey set, orb, coterie, conspiracy, revolve, four hundred, orbit, allover, travel, set, about, clique, round and round, ingroup, loop, allovers, omnidirectional, lot, troll, camp, move, party, go, social group, pack.

Circum zıt anlamlı kelimeler, Circum kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.