Clench türkçesi Clench nedir

Clench ile ilgili cümleler

English: Ali clenched the shovel.
Turkish: Ali küreği tuttu.

English: My stomach is clenched with hunger.
Turkish: Midem açlıktan yapıştı.

English: Ali clenched the wheel.
Turkish: Ali dümeni kavradı.

English: Ali clenched his fists.
Turkish: Ali yumruklarını sıktı.

English: Ali clenched his teeth.
Turkish: Ali dişlerini sıktı.

Clench ingilizcede ne demek, Clench nerede nasıl kullanılır?

Clenched : Sıkıca yakalamak. Perçinli. Tutmak. Perçinlemek. Kavramak. Yapışmak. Sıkmak. Kenetlemek.

Clenched his teeth : Hırsla veya hiddetle dişlerini sıkıca kapamış. Dişlerini sıkmış.

Clenches : Perçinlemek. Sıkmak (yumruğunu veya dişlerini). Kenetlemek. Sıkıca yakalamak. (diş veya yumruk) sıkmak. Sıkmak. Yapışmak. Kavramak. Yummak (yumruk). Tutmak.

Clenching : Kavrama. Sıkıca tutma. Sıkıca yakalama.

Unclench : Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açılmak (sıkılmış el). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak. Açtırmak (sıkılmış eli). Açmak (sıkılmış eli). Açmak (bir yumruğu).

Unclenching : Açmak (sıkılmış eli). Açılmak (sıkılmış el). Açmak (bir yumruğu). Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açtırmak (sıkılmış eli). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak.

 

Unclenched : Açtırmak (sıkılmış eli). Kavramanın bırakılmasına sebep olmak. Açmak (sıkılmış eli). Sıkmanın durdurulmasına sebep olmak. Açmak (bir yumruğu). Açılmak (sıkılmış el).

Clean : Arıtmak. Pak. Katışıksız. Almak. Ak. Lekesiz. Ruhsatlı. Kusursuz. Temiz. Saf.

Declensions : Bozulma. Gerileme. Tasrif. Aşağıya doğru eğilen. Olumlu cevap. Aşağıya doğru hareket eden. Çekim. Sapma. Çökme.

Clean and jerk : Silkme.

İngilizce Clench Türkçe anlamı, Clench eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clench ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compacts : Sözleşmek. Sıkılaştırmak. Anlaşma. Yoğunlaştırmak. Pudra kutusu. Sözleşme. Pudralık. Pudriyer.

Clams : Evcil hayvanlarda özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insanlara da bulaşabilen ilkel mantar hastalığı. Neşeli parti. Deniz tarağı. Şamatalı toplantı. Deniztarağı. Işılküflüce. Bir dolar. İçine kapanık kimse. İstiridye.

Affects : Numarası yapmak. Üzmek. Sevmek. Hoşlanmak. Bozmak. Dokunmak. Etkilemek. Sarsmak. Yaşamak ( de).

Establish : Oluşturmak. Belirlemek. Doğruluğunu ortaya koymak. Kanıtlamak. Yerleştirmek. Koymak. Tesis etmek. Kurmak. Kabul ettirmek.

Adheres : Katılmak. Girmek. Üyesi olmak. İltihak etmek. Bitiştirmek. Bağlanmak. Bağlı kalmak. Bağlı olmak.

Interlocking : Bağlamak. Ara kilitleme. Kilitlemek. Kilitlenme. Kesişen. Sinyal bağlı. Bağlantı kilitleme kontrolörü. Birbirine kenetli. Anklaşman.

 

Book up : Rezerve etmek. Ayırmak.

Cement : Beton ile kaplamak. Dişin üzerini kaplayan kemiğe benzer madde. hücreleri birbirine bağlayan ya da organizmayı zemine bağlayan ara madde. Tutkal. Yapıştırmak. Dolgu. Macun. Sağlamlaştırmak. Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı. Çimento.

Besieging : Yağmuruna tutmak (argo terim). Kuşatma. Kuşatmak.

Came home : Anlaşılır olmak. Dönmek.

Clench synonyms : prehend, bothering, be urgent with somebody, besets, establishes, apperceiving, bespeaking, firm, apprehended, astringe, bite, interdigitate, astringes, firm up, add up to, clamping, bore, abide by, clamp together, clinches, astringing, clammed, burthen, clenches, cleave, accreted, bottle up, accretes, bothers, clamped, book, compact, apperceive.

Clench ingilizce tanımı, definition of Clench

Clench kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Clinch].