Collop türkçesi Collop nedir

  • Kızartmalık ince et dilimi.
  • Et dilimi.

Collop ingilizcede ne demek, Collop nerede nasıl kullanılır?

Collops : Et dilimi. Kızartmalık ince et dilimi.

Scollop : Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak. Bkz.scallop. Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak kabuğu. Deniz kabuğu.

Scollops : Deniz kabuğu. Tarak kabuğu. Tarak. Tarak (istiridye benzeri canlı). Tarak (istridye benzeri canlı).

Colloblast : Kolloblast. İçinde küçük yapışkan granüllerin bulunduğu ve ava yapışmaya yarayan, ktenoforlann tentaküllerinde bulunan bir tip hücre.

Collocate : Sıralamak. Yan yana koymak. Yan yana yerleştirmek. Yanyana koymak. Dizimlemek. Yerleştirmek. Birlikte bulunmak. Sıraya koymak. Düzenlemek.

Collocutor : Konuşmacı. Hitap edilen kimse. Muhatap. Sohbete katılan kimse.

Collodion : Azotlu selüloz bileşiği olan piroksilinin eter-alkol (3/1) karışımında çözdürülmesiyle hazırlanan bir ilaç biçimi. Kolodyon. Kollodiyon. Kolodyum. Kollodyon. Kollodion.

Collocation : Eşdizimlilik. Tertip. Yan yana olma. Sıralama. Sıraya koyma. Birlikte kullanım. Yan yana tanzim. Birliktelik. Aynı yerde tertip. Tanzim.

Collocations : Yan yana olma. Eşdizimlilik. Düzenleme. Sıralama. Tanzim. Birliktelik. Aynı yerde tertip. Yan yana tanzim. Birlikte kullanım.

Collocated : Eş konumlu. Yan yana yerleştirilen. Düzenlemek. Yan yana yerleştirilmiş. Sıralamak. Yan yana koymak.

 

İngilizce Collop Türkçe anlamı, Collop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry : Taşıyıcılık yapmak. İçermek. Kaldırmak. Bulundurmak. Başarı kazanmak. Çakmak. Nakletmek. Ağırlığını çekmek. Başarmak.

Shadow : Karartmak. Hayalet. Ruh. Gölge gibi takibetmek. Gölgesi gibi peşinde gezmek veya dolaşmak. Gizlice takip etmek. Ayrılmaz arkadaş. Hayal etmek. İz. Gölgesi gibi takip etmek.

Come after : Peşinden kovalamak. Peşinden gelmek. Peşinden gitmek. Arkasından gelmek. Almaya gelmek. Takip etmek.

Meatloaf : Rulo köfte. Köfte.

Move : Kıpırdatmak. Kıpırdanmak. Taşıma. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Oynamak. Teklif etmek. Yer değiştirmek. Kımıldamak. Hareket etmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi.

Tailgate : Öndeki arabayı yakından takip etmek. Bagaj kapısı. Çok yakın gitmek. Arka kapak (yük arabasına veya steyşına ait menteşeli). Öndeki arabanın dibinden gitmek. Bagaj kapağı. Arka kapak. Yakından takip etmek.

Dawdle : İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Boşa geçirmek. Zaman harcamak. Eğlenmek. Salınmak. İşi ağırdan almak. Oyalanmak. Sallanmak. Ağır davranmak. Aylaklık etmek.

Go : Girmek. İş görmek. Gayret. Gitmek. Yayılmak. Ölmek. Sonuçlanmak. Enerji. Götürmek. Koyulmak.

Travel : Dolaşmak. Yol almak. Yolculuk. Topuklamak. Tüymek. Kaçmak. Yolculuk yapmak. İşlemek. Seyahat. Seyahat etmek.

Escalope : Eskalop. Şnitzel. Yağda kızartılmış kemiksiz ve ince et.

 

Collop synonyms : locomote, postdate, collops, fall behind, lag, fall back.

Collop zıt anlamlı kelimeler, Collop kelime anlamı

Precede : Üstün olmak. -den üstün olmak. -den önde yer almak. Önünde gitmek. Önünde olmak. Önce gelmek. -den önce gelmek. Önce davranmak. Önce olmak. Önde olmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Predate : Erken bir tarihe almak. Eski tarihle yazmak. Erken tarihe almak. Erken tarih atmak. Erkene almak. -den daha önce gelmek. Önce gelmek. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. Eski tarih atmak. Geçmiş tarihle yazmak.

Collop ingilizce tanımı, definition of Collop

Collop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small slice of meat. A piece of flesh.