Comp türkçesi Comp nedir

  • Matematiksel hesaplamalar ve bilgi işlemi gerçekleştiren ve sonuçları bilgi alan elektronik makine.
  • Bilgisayar.

Comp ile ilgili cümleler

English: "How are you?" "I can't complain."
Turkish: "Nasılsın?" "Bir şikayetim yok."

English: "It's cold! I hate it!" Yoshiki complains with teary face.
Turkish: "Hava soğuk! Bundan nefret ediyorum!" Yoshiki yaşlı yüzüyle şikayet ediyor.

English: "Mary earns ten times as much as I do," complained Moustapha "and yet she expects me to pay half of the household expenses."
Turkish: "Mary benim kazandığımın on katını kazanır," Mustafa şikayet etti ve hâlâ ev giderlerinin yarısını ödememi bekliyor.

English: "Did you complete the report I asked you to write?" "No. There was no time."
Turkish: "Yazmanı istediğim raporu tamamladın mı?" "Hayır. Vakit yoktu."

English: "How have you been doing?" "I can't complain."
Turkish: "Nasıl gidiyor?" "Bir şikayetim yok."

Comp ingilizcede ne demek, Comp nerede nasıl kullanılır?

Compact : Özlü. Küçük. Pekiştirmek. Sıkıştırmak. Sözleşme. Yoğunlaştırmak. Anlaşma yapmak. Sözleşmek. Sözleşme yapmak. Küçük otomobil.

Compact bone : Sert kemik. Uzun kemiklerin esas kısmını oluşturan, halkasal sistemlerden meydana gelen, dıştan periosteum, içten endosteum ile çevrelenmiş kemik yapısı. kompakt kemik.

 

Compact camera : Kompakt fotoğraf makinesi.

Compact car : Küçük ve ekonomik aile arabası. Küçük araba.

Compact computer : Biparça bilgisayar. Yoğun bilgisayar. Tek parçalı bilgisayar. Tekparça bilgisayar. Kompak bilgisayar. Tek parça bilgisayar.

Compact disc player : Diskçalar.

Compact disc mute : Optik disk sessiz.

Compact flash : Kompakt flaş.

Compact disc : Compact disk. Kompakt disk. Optik disk. Kompak disk. Tekparça disk. Sıkıştırılmış disk. Yoğun disk. Cd.

Compact disk : Kompakt disk. Cd. Bilgisayarla işlenmiş bilgiyi hafızaya almak için kullanılan küçük disk (örneğin, bilgisayar programları, müzik, vs.). Yoğunteker.

İngilizce Comp Türkçe anlamı, Comp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Computer : Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Kompüter. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Bilgi sayar. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kompütör. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Elektronik beyin. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç.

 

Computers : Bilgisayar sayısı. Bilgisayarlar. Elektronik beyin.

Geeks : Zamanının çoğunu internette geçiren kişi. Yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi. Moron. Garip hareketler yapan karnaval oyuncusu. Edebiyat gibi bir veya birden fazla konu üzerinde bilgili ve aşırı saplantılı olan. Zeki ama anti-sosyal. İnek. Zeki. Bilgisayar bilgisi olan kimse.

Data processing system : Bilgi işlem sistemi. Belirli birtakım bilgi işlem görevlerini sağlamak üzere örgütlenmiş ve donanım, yöntem, yordam ve giderek kişileri kapsayan topluluk. bir bilgi işlem dizgesi, kendi başlarına birer bilgi işlem dizgesi olan altdizgeleri içerebilir. Veri işleme dizgesi. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Bilgi işlem dizgesi. Bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Veri işleme sistemi.

Examination : Soruşturma. Yoklama. Dinleme. Muayene. Hastalığa tanı koymak amacıyla hastayı muayene etme. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Sorguya çekme. Kontrol. Tahkikat. İmtihan.

Comprehensive : Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Anlama yeteneği olan. Geniş. İdrak edebilen. Anlayışlı. Kavrayışlı. Tam veya her şey dahil. Kuşatıcı. Ayrıntılı. Çok amaçlı.

Exam : Muayene. Sınav. İmtihan.

Geek : (bilgisayar, internet) ınternet delisi. Eblek. Zeki ama anti-sosyal. Zamanının çoğunu internette geçiren kişi. Garip hareketler yapan karnaval oyuncusu. Teknik. Kültürlü. Bilgisayar bilgisi olan kimse. Yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi.

Test : Araştırmak. Muayene. Test. Denetim. Sınamak. Çözümleme. Ölçer. Ölçü. Sert kabuk (böcek vb.). Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Data processor : Bilgisayar girilecek bilgiyi kodlayan kişi. Veri işlemcisi. Bir masa hesaplayıcısı, bir delikli kart makinesi ya da bir bilgisayar gibi, veri işleme olanağı sağlayan aygıt. Veri işlemci. Veri işleyici. Bilgi işlemci.

Comp synonyms : comprehensive examination, comps.