Compensations türkçesi Compensations nedir

Compensations ingilizcede ne demek, Compensations nerede nasıl kullanılır?

Decompensations : Dekompansasyon. Yerini doldurma yeteneğini kaybetme (tıp veya medikal terimi). Doğru bir şekilde çalışamama.

Overcompensations : Fiziksel veya ruhsal bir eksikliği gidermek için gösterilen çaba. Aşırı telafi (pis.). Aşırı derecede telafi.

Compensation coil : Dengeleme bobini. Denge bobini.

Compensation depth : Kompenzasyon derinliği. Fotosentez ile üretilen oksijenin, solunum olayı ile tüketilene eşitlendiği su kesimi seviyesi.

Compensation for injuries : Kaza ödencesi. Dokuncalı olaylarda işçiye verilen dokunca ödencesi.

Claim compensation : Tazminat talep etmek. Bedel talep etmek.

Adequate compensation : Yeterli tazminat. Uygun zarar bedeli. Uygun geri ödeme. Yeterli mükafat.

Compensation pendulum : Dengeleme sarkacı.

Attenuation compensation : Zayıflama düzeltimi. Zayıflama dengelemesi.

Compensation point : Kompensasyon noktası. Belli bir sıcaklıkta ışık şiddeti ile tayin edilen solunum ile fotosentez arasındaki denge noktası. göllerde ve derin denizlerde yeşil bitkilerin ve alglerin fotosentezle kazandıklarından daha fazlasını solunumda kaybettikleri sınır.

İngilizce Compensations Türkçe anlamı, Compensations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Compensations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indemnification : Tazminat alma. Kefalet. Zararı karşılama. Zararı ödeme. Ödence. Teminat. Güvence.

Confrontations : Meydan okuma. Yüzleştirme. Yüzleşme. Muvacehe. Karşılaşma. Çatışma. Yüz yüze gelme. Karşılıklı meydan okuma.

Amends : Islah. Zararın karşılanması. Özür. Tanzimat. Telafi etmek.

Considerations : Düşünceler. Düşünme. Önem. Sebep. Göz önüne alma. Dikkate alınacak hususlar. Mülahazat. Karşılık. İtibar.

Countervailing : Önleyen. Ters düşme görevi olan. Denge sağlayan. Dengeleme görevi olan. Aynı kuvvetle karşı koyma. Aynı güçle karşı koyan. Karşısında olan. Telafi edici. Karşılayan.

Pay : Toslamak. Maaş dağıtmak. Karşılığını vermek. Para ödemek. Yararı olmak. Ücret ödemek. Para vermek. Kar getirmek. Etmek. Cezasını çekmek.

Offset : Deveboynu. Ofset basmak. Dengelemek. Denge meydana getirmek. Ofset (baskı için). Karşılığı ile denkleştirmek. Dirsek takmak (boru). Telafi etmek. Ofset usulü basmak. Ofset baskı yapmak.

Indemnities : Koruma. Güvence. Teminat. Zarar ödemesi. Cezasını affetme.

Gratuities : Hediye. Teberru. Emeklilik ikramiyesi. İkramiye. Armağan. Bedava. Bahşiş. Bağış.

Compensations synonyms : workmen's compensation, purchase money, concession, demurrages, cost, condonations, indemnify, pensioned, trade off, consideration, guerdon, quittance, salarying, price, gratuity, indemnifications, equivalents, meeting, pension, forfeit, compromise, counterbalance, greeting, forfeits, satisfaction, allowance, offsetting, condonation, satisfactions, recompenses, quittances, blood money, earnings.