Contemporarily türkçesi Contemporarily nedir

  • Şu anki.
  • Çağdaş bir şekilde.
  • Günümüze ait olarak.
  • Yaşıt olarak.
  • Modern olarak.

Contemporarily ingilizcede ne demek, Contemporarily nerede nasıl kullanılır?

Contemporaries : Çağdaşlar. Eşzamanlı şey. Aynı zamanda yaşamış olan kimse. Akran. Yaşıt.

Contemporary : Modern. Aynı zamana ait. Çağcıl. Eş zamanlarda yaşamış olan. Muasır. Aynı yaşta. Asri. Aktüel. Çağdaş. Günümüze ait.

Contemporary age : Yakınçağ. Fransız devriminden (1789) günümüze dek süregelen zaman kesimi.

Contemporary history : Modern tarih. Bu çağa ait olan tarih. Yakınçağ tarihi. Fransız devriminden günümüze değin uzanan tarih.

Contemporary with : İle çağdaş.

Contemporaneousness : Çağdaşlık.

Contemporaneous correlation : Eş zamanlı ilgileşim.

Contemporary world : Çağdaş dünya.

Contemporaneous : Özdeş zamanda oluşmuş kayaçlar, ya da özdeş zamanda olmuş olaylar. Eş yaşlı. Eşzamanlı. Muasır. Yaştaş. Eş zaman. Aynı zamanda olan. Çağdaş.

Contemporaneity : Çağdaşlık. Eşzamanlılık.

İngilizce Contemporarily Türkçe anlamı, Contemporarily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contemporarily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Present : Vermek. Göstermek. Tanıştırmak. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Halihazır. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mevcut. Sahnede göstermek. Sunmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.

 

Current : Bugünkü. Tedavüldeki. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Geçerli. Elektriğin bir yöne akışı. Genel. Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. Akıntı. Güncel.

Present day : Modern. Bugünkü. Şimdiki. Günümüzdeki. Günümüz. Zamanımıza ait. Aktüel. Günümüzün.

Coevally : Akran olarak.

Currently : Şu andaki. Halen. Bugünlerde. Halihazırda. Mevcut durumda. Bu günlerde. Sürekli. Devamlı olarak. Şu anda.

Modern : Modern. Çağdaş.

Going : Çalışan. Satılan (mal). Başarılı (iş). İşleyen. Mevcut. Tempo. Yaşayan. Basamak genişliği. Gidiş hızı.

Modern day : Modern zaman. Günümüz.

Contemporarily zıt anlamlı kelimeler, Contemporarily kelime anlamı

Contemporarily antonyms : nonmodern, noncurrent.