Courser türkçesi Courser nedir

  • Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, koşargiller (cursoriidae) familyasından, 23 cm kadar uzunlukta, kuzey afrika ve batı asya'da yaşayan bir tür.
  • Avcı.
  • Av köpeği.
  • Süvari atı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Çöl koşarı.

Courser ingilizcede ne demek, Courser nerede nasıl kullanılır?

Coursers : Koşargiller. Süvari atı. Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çamur koşarları (limicolae) alt takımından, gagaları yay biçiminde, kuzey afrika ve batı asya çöllerinde yaşayan türlere sahip bir familya. Avcı.

Coursers and pratincoles : Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çamur koşarları (limicolae) alt takımından bir familya. Bataklık kırlangıcıgiller.

Discourser : Anlatıcı. Konuşmacı. Konferansçı.

Discoursers : Konferansçı. Konuşmacı. Anlatıcı.

Course and speed calculator : Rota ve hız hesaplayıcısı.

Course line computer : Rota hattı bilgisayarı.

Course determination : Yön saptaması. Rota tayini.

Course of action : Hareket şekli. Sevk ve idare tarzı. Davranış biçimi. Hareket tarzı. Eylem planı. Yol haritası. Belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü. Hareket hattı. Hareket biçimi.

Course correction : Rota düzeltmesi.

 

Course credit : Ders kredisi.

İngilizce Courser Türkçe anlamı, Courser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Courser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Hound : Takip etmek. Tazı. İzlemek. Tazı ile ava gitmek. Kışkırtmak. Peşini bırakmamak. Hastası. İz sürmek. Tahrik etmek.

Trooper : Kalpak. Asker taşıma gemisi. Süvari eri. Süvari. Asker gemisi. Eyalet sakçısı. Atlı polis. Polis (şehirlerarası karayollarını denetleyen motorize). Eyalet polisi.

Shore bird : Sahil kuşu.

Birdmen : Pilot. Kuşçu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Chasers : Cila. Avcı gemisi. Pekiştirme mektubu. Diş açma bıçağı. Çapkın. Hovarda. Keski. Avcı uçağı. Sert içkinin üzerine içilen hafif içecek.

Bassets : Beşik. Sepet. Uzun gövdeli ve kısa bacaklı bir av köpeği.

Birdman : Kuşçu. Pilot. Kuş avcısı.

Courser synonyms : cream colored courser, glareolidae, family glareolidae, pluvianus aegyptius, crocodile bird, limicoline bird, cursorius cursor, draghound, abambulacral area, gunners, abiotic environment, abductor muscle, gun dog, aardwolf, hounded, hunter, huntsman, gazehound, a site, hunters, a protein, foragers, huntresses, catcher, chaser, forager, beagles, gaze hound, gundog, a cell, troopers, beagle, aardvarks.

 

Courser ingilizce tanımı, definition of Courser

Courser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who courses or hunts.