Crooking türkçesi Crooking nedir
- Dümenci.
- Dönemeç.
- Madrabaz.
- Sapı kıvrık baston.
- Kıvırmak.
- Bükmek.
- Dolandırıcı.
- Dirsek.
- Bükülmek.
- Sahtekar.
Crooking ingilizcede ne demek, Crooking nerede nasıl kullanılır?
Crook backed : Kambur.
By hook or by crook : Şöyle ya da böyle. Ama öyle ama böyle. Öyle ya da böyle. Ne yapıp edip. Ne yap et. Nasıl olursa olsun. Allem edip kallem edip. Her ne pahasına olursa olsun.
By hook or crook : Şu veya bu şekilde. Öyle ya da böyle. Ne yapıp yapıp.
Crook : Dolandırıcı. Hırsız. Değnek. Sopa. Bükmek. Kanca. Sapı kıvrık baston. Dönemeç. Madrabaz. Bükülmek.
Crookback : Kambur.
Crookery : Hileli işler. Sahtekar uygulamalar. Dalavereli işler.
Crooked : Bükülü. Eğri. Hilekar. Dolandırıcı. Eğri büğrü. Kargacık burgacık. Namussuz. Sahtekar. Yamuk. Çarpık çurpuk.
Crookbacked : Omurga deformitesi nedeniyle anormal bir şekilde çıkıntılı sırtı olan. Kambur. Kambur olan.
Crookedness : Çarpıklık. Eğrilik.
Crooked neck : Çarpık boyun hastalığı. Hindilerin, mycoplasma melagridis enfeksiyonun sonucu hava kesesi yangısından kaynaklanan boynun eğilmesiyle belirgin hastalık tablosu.
İngilizce Crooking Türkçe anlamı, Crooking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crooking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contorting : Burma. Buruşturmak. Eğmek. Eğme. Burmak. Buruşmak. Çarpıtmak. Saptırmak.
Bilking : Dolandırmak. Borç takmak. Hile. Ödememek. Kandırmak. Aldatmak. Dubara.
Buckles : Boyun eğmek. Eğilmek. İliştirmek. Eğmek. Toka. Yer yer kabarmak. Yenilgiyi kabul etmek. Toka ile tutturmak.
Coigns : Çıkıntılı köşe. Köşe. Çıkıntı.
Temperature change : Isı değişimi. Sıcaklık değişimi.
Sweep : Kerata. Geniş alan. Hızla ve gururla ilerlemek. Hızla ilerlemek. Süpürüp atmak. Etki alanı. Yayılmak. Bir elektron demetinin, alıcıda merceğin verdiği resmi çözümlemek, almaçta aynı resmi oluşturmak için, birincisinde ereği, ikincisinde görüntülüğü düzenli biçimde dolaşması. Çıkrık. Hızla yayılmak.
Employment : İşe alma. Görevlendirme. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Görev. İşlendirme. Hizmet. Uğraş. İstihdam. Memuriyet.
Highbinder : Haydut. Çinli bir organize suç örgütü üyesi. Aldatan. Kazıkçı.
Infrigidation : Soğuma. Soğutma.
Carpet bagger : Vurguncu. Vurguncu kimse. Maceraperest politikacı. İç savaştan sonra güney amerika'ya giden kimse.
Crooking synonyms : scalper, huckster, crimping, duper, buyer up, middleman, huckstered, cants, bends, switchbacks, bamboozlers, flexure, bilks, crimp, crank, bilker, crooked, contorts, coots, windings, twist, coot, coil, dodgers, bracket, huckstering, cubitus, pettifogging, covinous, freezing, turnout, cantilever, console.
Crooking zıt anlamlı kelimeler, Crooking kelime anlamı
Profound : Adamakıllı. Engin. Derya. Etkileyici. Etkili. İçine işleyen. İçten. Çok derin. Derin. İçe işleyen.
Thoughtless : Savruk. Patavatsız. Ahmak. Hesapsız kitapsız. Dikkatsiz. Tasasız. Bencil. Düşüncesiz. Kaygısız. Pervasız.

Bu kısımda Crooking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crooking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crooking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crooking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.