Cross bar türkçesi Cross bar nedir
- Çıta.
- Çapraz çubuk.
- Taban demiri.
Cross bar ingilizcede ne demek, Cross bar nerede nasıl kullanılır?
Cross : Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Geçişmek. Çapraz. Karşıt. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Kesişen. İkili te. Aksi. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Haç.
Bar : İzin vermeme. Demir çubuk. Parmaklık takmak. İzin vermemek. Engel. Dışında. Bale tutamağı. Hariç. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk.
Support for cross bar : Yüksek ya da sırıkla atlamada üzerine çıtanın konduğu ayak. Çıta dayanağı.
Cross a check : Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek. Çizgili çek düzenlemek.
Cross action : Mukabil dava. Karşılıklı dava. Karşı dava. Mütekabil dava.
Cross appeal : Karşı itiraz. Mukabil temyiz isteği. Mukabil itiraz. Mukabil temyiz talebi. Karşı temyiz talebi.
İngilizce Cross bar Türkçe anlamı, Cross bar eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cross bar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Welts : Kamçılamak. Köseleyle kaplamak. Şerit koymak. Şerit yapmak (giysi). Kösele şerit. Zıhlamak. Kırbaçlamak. Vardela. Vardola.
Stick : Hödük. Sokmak. Çam yarması. Engel (yarış). Saplanmak. Sırık. Sopa. Koymak. Yapışmak. Kol.
Slats : Ses dağılımını denetlemede kullanılan yukarıdan aşağıya sarkıtılmış nesne. Tiriz. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi. Selen sarkıtları. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Çarpmak. Kıç. Bağdadi çıtası. Sunta.
Slat : Lata. Bağdadi çıtası. Tiriz. Sunta ile donatmak. Çarpmak. Sunta. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi.
Bar : Engel. Demir çubuk. Engellemek. Menetmek. Kalıp. Bariyer. Kısıtlamak. Taşıma çubuğu. Dışında. İzin vermeme.
Welt : Kösele şerit. Kamçılamak. Vardola. Köseleyle kaplamak. Kırbaçlamak. Sopa izi. Şerit koymak. Kırbaç izi. Zıhlamak.
Laths : Lata. Tiriz. Kafes.
Screeds : Bitmek bilmeyen konuşma. Sıva mastar kılavuzu. Bıktıran eleştiri. Uzun konuşma. Uzun ve sıkıcı konuşma. Uzun ve sıkıcı mektup. Sıva. Beton döküm mastarı. Şap.
Stave : Çubuk. Değnek. Bertaraf etmek. Kesim. Uzaklaştırmak. Kıta. Çökertmek. Fıçıyı tahtalarla donatmak. Şiir kıtası.
Sticks : Vites kolu. Baston. Uçaktan ardarda atlayan askerler. Kol. Engel (yarış). Değnek. Direk. Çubuklar. Hödük. Dağbaşı.
Cross bar synonyms : staving, bead, screed, lath.

Bu kısımda Cross bar kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cross bar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cross bar anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cross bar ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.