Support for cross bar türkçesi Support for cross bar nedir

  • Yüksek ya da sırıkla atlamada üzerine çıtanın konduğu ayak.
  • Çıta dayanağı.
  • Atletizm alanında kullanılır.

Support for cross bar ingilizcede ne demek, Support for cross bar nerede nasıl kullanılır?

Support : Para yardımı yapmak. Destek çıkmak. Ağırlığını kaldırmak. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Mesnetlemek. Geçindirmek. Tarafında olmak. Özendirmek. Kaldırmak.

For : Yerine. Diye. -e. Dair. Nedeniyle. Namına. Dolayı. Bir takımyıldızın adı. Zarfında.

Cross : Karşıya geçmek. Eski romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put. Kesişmek. Dargın. Çaprazlama. Çapraz. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Düzenbaz. Kızgın. Çarmıh.

Bar : İnce ışık demeti. Saymamak. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Demir çubuk. Demir ya da tahta parmaklık. Çıta. Parça. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Kapatmak ya da dışarıda bırakmak. Parmaklıkla çevirmek.

İngilizce Support for cross bar Türkçe anlamı, Support for cross bar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Support for cross bar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chief result recorder : Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı. Varış yönetmeni.

 

Caution : İhtar vermek. İkaz etmek. Sakınma. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Dikkat. Dikkatini çekmek. Korunu. Tembihlemek. Temkin.

Chief timekeeper : Süre yargıcılarının görevlerinden, saptanan derecelerin yazılıp yayımından sorumlu yargıcı. Süre yönetmeni.

Break the record : Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Rekoru kırmak. Rekor kırmak. Sonaşamlamak. Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek.

Angle of flight : Uçuş açısı. Atmalarda, atılan nesnenin (gülle, çekiç, disk, cirit) uçuş yörüngesi ile atış doğrultusu arasındaki açı.

Chief course judge : Koşu yeri yönetmeni. Kır koşularında, koşu yeri ile yazman yargıcılarının denetiminden sorumlu yönetmen.

Arce of circle : Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş. Başlangıç kirişi.

Athletics : Atletizm. Bedensel dayanıklılığı, doğal devimleri geliştirmeyi amaçlayan, koşu, atma, atlama, yürüyüş gibi alıştırma ile yarışları kapsayan spor çalışmalarının genel adı. Sporculuk. Atletizm yarışları.

Bar clearence : Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma. Çıtayı geçiş.

Cage : Düşerge. Kafes. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Kafese koymak. Koruma kafesi. Kamp.

Support for cross bar synonyms : advancing foot, combined competitions, baton, approach, athletic, athlete.