Crozier türkçesi Crozier nedir

  • Piskopos asası.

Crozier ingilizcede ne demek, Crozier nerede nasıl kullanılır?

Croziers : Piskopos asası. Crozier.

Croze : Fıçı ağızlarına oluk kesmek için kullanılan fıçıcı aleti. Fıçı üstüne oluk açmak.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Macrozoom : Macrozoom. Değişir odaklı merceklerin, çok yakındaki konuları da seçiklikle saptayabilen çeşidi. ("macrozoom", merceğin tecim adıdır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Microzomal enzymes : Karaciğerin parenkim hücrelerinin endoplazmik retikulumunda bulunan mikrozomların içinde yerleşmiş olan ve biyotransformasyon sırasında yükseltgenme, indirgenme, kopmayla ve birleşme reaksiyonlarını yöneten enzimlerin ortak adı. Mikrozomal enzimler.

Microzoon : Mikrozoer.

Croakers : Kurbağa. Sarıağız balığı. Karamsar kimse. Şom ağızlı kimse. Şarlatan.

Croakier : Boğuk. Karga gibi. Kurbağa gibi.

Croaker : Kurbağa. İşkine. Sarıağız balığı. Şarlatan. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gölge balığıgiller (sciaenidae) familyasından, 20-40 cm kadar uzunlukta, sürüler yapan, otçul, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Şom ağızlı kimse. Karamsar kimse.

 

Cro : Salınımölçer. Eksiuç ışıtacına dayanan ve değişen elektriksel nicelikleri gözle görülür biçimde vererek izlenmesini sağlayan aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eksiuçlu salınımçizer. Temel bölümü eksiuç ışıtacından oluşan ve değişen elektrik niceliklerinin gözle izlenebilir görüntüsünü veren aygıt.

İngilizce Crozier Türkçe anlamı, Crozier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crozier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Verge : Sınır. Eşiğinde olmak. Meyletmek. Yaklaşmak. Çalmak (renk). Sınır oluşturmak. Eşik. Yönelmek. Sınırında olmak.

Staff : Personel sağlamak. Uygulayım takımı. Kadrolaşmak. Destek. Nota çizgisi. Prefabrik yapıda kullanılan alçı harç. Uzun sap. Kadro. Bir tüzel kişiliğin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştiren kişi veya kişiler. bir tüzel kişilikte çalışanların yüklendiği yetki ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. Direk.

Croziers : Crozier.

Crooks : Kanca. Güney dakota eyaletinde şehir. Sahtekar. Dolandırıcı. Çoban değneği.

Verged : Sınır. Eşik. Çalmak (renk). Sınır oluşturmak. Sınırında olmak. Yönelmek. Yaklaşmak. Hudut. Meyletmek.

Crook : Kanca. Dümenci. Kıvırmak. Kıvrılmak. Bükülmek. Sapı kıvrık baston. Dirsek. Madrabaz. Bükmek.

Verges : Eşiğinde olmak. Meyletmek. Sınır. Yaklaşmak. Hudut. Sınırında olmak. Eşik. Çalmak (renk). Yönelmek.

Verging : Sınır. Sınır oluşturmak. Sınırında olmak. Çalmak (renk). Yaklaşmak. Meyletmek. Yönelmek. Eşiğinde olmak. Eşik.

Crozier synonyms : crosier, crosiers.

Crozier ingilizce tanımı, definition of Crozier

Crozier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Crosier].