Cyanide türkçesi Cyanide nedir

  • Genellikle siyanojenik bitkilerin tüketilmesiyle veya hidrosiyanik asidin gaz durumunda alınmasından sonra, sitokrom oksidaz enziminin baskılanmasına bağlı olarak histotoksik anoksi sonucunda ölüme neden olan ve tüm canlılarda ağız yoluyla 4mg/kg dozunda tuz halinde alınması sonucunda ölüm oluşturan, güçlü etkili bir zehir.
  • Siyanid.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Siyanit.
  • Siyanür.

Cyanide ile ilgili cümleler

English: That's cyanide.
Turkish: O siyanür.

Cyanide ingilizcede ne demek, Cyanide nerede nasıl kullanılır?

Cyanide bath : Siyanür yunağı. Siyanür banyosu.

Cyanide carburizing bath : Siyanürlü karbonlama yunağı. Siyanürlü karbonlama banyosu.

Cyanide hardening : Siyanür banyosunda sertleştirme. Siyanürleme. Siyanürlü sertleştirme. Siyanürle sertleştirme.

Cyanide mottling : Siyanür donukluğu.

Cyanide plating : Siyanür kaplama. Siyanürlü kaplama.

Bromobenzyl cyanide : Bromobenzil siyanür.

Cyanide salt bath : Siyanür tuzu banyosu. Siyanür tuzu yunağı.

Cyanided case : Siyanürlenmiş kabuk.

Cyanide process : Siyanürleme. Siyanürleme işlemi. Siyanür prosesi. Siyanür süreci.

Calcium cyanide : Kalsiyum siyanür.

İngilizce Cyanide Türkçe anlamı, Cyanide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cyanide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Salt : İlginçleştirmek. Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku. Renklendirmek. Tat tuz. Heyecan katmak. Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik. nacı; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad. Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür. %. Tuz. Tuzlayarak saklamak. Tuz koymak.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Cyanid : Öldürücü zehir (kimya). Siyanür zehirlenmesi. Organik veya inorganik siyanür bileşiklerinin ağız, solunum veya diğer yollarla alınması sonucu oluşan ve siyanür iyonun stokrom oksidazın ferri demirine bağlanması sonucunda, elektron taşınmasını ve oksijenin kullanılmasını önleyerek etkiyen, hayvanlarda tükürük salgısında artış, nabız ve solunumun hızlanması, solunum güçlüğü, kas titremeleri ve kusma ile belirgin, yüksek dozda alınması durumunda ise hızla ölüme neden olan bir zehirlenme tipi.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Potassium cyanide : Potasyum siyanit. Potasyum siyanür.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Cyanide synonyms : vinyl cyanide, nitril, sodium cyanide, propenonitrile, organic compound, abdomen, abattoir, a crochordon, abdominal pain, cyanides, nitrile, kyanite, abdominal distention, cyanite, abaxial, a c deformity, abamectin, acrylonitrile, abdominal palpation.

Cyanide ingilizce tanımı, definition of Cyanide

Cyanide kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A compound formed by the union of cyanogen with an element or radical.