Cylinders türkçesi Cylinders nedir

Cylinders ile ilgili cümleler

English: Water pipes are cylinders.
Turkish: Su boruları silindirdir.

Cylinders ingilizcede ne demek, Cylinders nerede nasıl kullanılır?

Cylinders in line : Yuvguların bir düzlem üzerinde birbiri ardına dizili olduğu motor yapısı. Sıra motor.

Cylinder barrel : Silindir gömleği. Silindir kovanı. Silindir fıçı.

Cylinder block : Silindir blok. Motor bloku. Silindir bloğu. Silindir bloku. Motor gövdesi. Motor bloğu.

Cylinder blocs : Motor gövdesi. Yuvguları içeren ve öbür öğelerin üzerine bağlandığı en büyük motor parçası.

Cylinder bore : Silindir iççapı. Silindir çapı.

Cylinder flange : Silindir flanşı.

Cylinder head oil hole : Silindir kafası yağ deliği.

Cylinder cover : Silindir kapağı.

Cylinder head block : Silindir kafası bloğu.

Cylinder cock : Pürjör. Hava boşaltma musluğu. Silindir musluğu.

İngilizce Cylinders Türkçe anlamı, Cylinders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cylinders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calender : Kalender. Kalandırlamak. Kalenderlemek. Perdahlamak. Perdah makinası. Perdah makinesi. Kalandır. Silindirden geçirmek.

Calenders : Kalenderlemek. Kalandırlamak. Kalandır. Perdah makinesi. Kalender. Perdah makinası. Perdahlamak. Silindirden geçirmek.

 

Roller : Sahile çarpan dalga. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, gökkuzgungiller (coraciidae) familyasından, türkiye'nin her tarafında yazın kuluçkaya yatan, açık ve ağaçlı yerlerde yaşayan, havada yakaladığı böceklerle beslenen, ayrıca fare, kertenkele ve kurbağa gibi canlıları da yiyen, yakaladığı büyük hayvanları önce gagası ile dallara ve yere çarparak öldüren göçmen bir tür. kuzgun, mavi kuzgun, yeşil karga. Merdane. Küçük tekerlek. Sahile çarpan büyük dalga. Baskı silindiri. Yuvarlak çubuk. Gökkuzgun. Bigudi.

Involutes : Gergi.

Platens : Tambur kağıdın desteği. Merdane. Tutma levhası. Baskı levhası. Daktiloda harflerin vurduğu silindir. (baskı makinesi) merdane. Kağıt silindiri. Merdane (baskı). Daktilo silindiri.

Belt pulley : Kayış kasnağı.

Drum : Buhar kazanından buharın alındığı kubbeli kısım. Çok çalışmak. Bilişim, madencilik alanlarında kullanılır. Davul çalmak. Bk. mıknatıslı davul. Dümbelek. Dom. Bateri. Parmaklarıyla tempo tutmak. Sütun gövdesi.

Casts : Atma. Nüans. Alçı (medikal tıp terimi). Olta iğnesi. Cins. Rol alanlar. Dökümcülük. Rol dağıtımı. Tip.

Brake cylinder : Eğleç silindiri. Fren körüğü. Fren silindiri.

Compressor : Bir akışkan ya da uçunu sıkıştırarak basıncı yükseltilmiş olarak veren aygıt. Sıkıştırıcı. Gaz ortamların basıncını yükseltmeye yarayan aygıt. Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Kompressor. Dairesel sıkıştırıcı kas. Islak bez. Sıkaç. Sıkmaç. Sıkıştıran, bastıran.

Cylinders synonyms : piston chamber, hydraulic brake cylinder, platen, cylindrical, intake valve, cylinder block, creature, sheave, chamber, rims, engine block, pulleys, roll, rollers, cylinder, roulade, block, solid, stretcher, balance wheel, master cylinder, pulley, hoop, pump, stretchers, rim, rouleau, balancing wheel.