Düşkü nedir, Düşkü ne demek
Bilimsel terim anlamı:
Ruhsal sağaltım amacıyla kişinin yöneldiği spor, el işleri ya da güzel sanatlar gibi etkinlikler.
İngilizce'de Düşkü ne demek? Düşkü ingilizcesi nedir?:
hobby
Düşkü hakkında bilgiler
Hobi veya uğraşı, yapılması gerekli veya zorunlu olmayan kişinin kendi mesleği dahilinde veya farklı meslek türüne giren genel olarak boşta kalan zamanları değerlendirme amacıyla yapılmış olan yetenek beceri geliştirici oyalayıcı iş fiil faaliyetlerinin bütününe verilen genel adlandırma. Hobi uğraşısı konusunda en büyük katılım gösteren kitle yeni emekli olmuş kişilerin içinde bulundukları emeklilik sendromu nedeniyle genel olarak kendilerini hala işe yarar biri olarak gösterme çabasında ekonomik açıdan mesleğini yapması gerekmediği halde yapabilmektedirler. Bu şekilde çalışma alışkanlıklarıyla kendilerini meşgul (değerli ve önemli) hissetmelerine sebep olur.
Düşkü ile ilgili Cümleler
- Bu kıza düşkünlüğü var.
- Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.
- Prenses yemek pişirmeye düşkündü.
- Istakozlara çok düşkünüm ama onlar çok, çok pahalı.
- Bir arkadaşım gelinciklere çok düşkündür.
- O, ev hayvanlarına düşkün değil.
- Onlarla büyüdüğüm için İsveç yemeklerine çok düşkünüm.
Düşkü tanımı, anlamı:
Uğraşı : Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi. Uğraşılan şey, meşgale.
Düşkün : Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Geçim sıkıntısına düşmüş. Meraklı. Değer ve onurunu yitirmiş. Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş.
Düşkün olmak : Çok önem, değer vermek.
Düşkünler yurdu : Düşkünlerevi.
Düşkünlerevi : Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze.
Düşkünleşme : Düşkünleşmek durumu.
Düşkünleşmek : Düşkün duruma gelmek.
Düşkünlük : Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme. Düşkün olma durumu, iptila. Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi. Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük.
Boğazına düşkün : Yiyip içmeyi çok seven (kimse), şikemperver.
Canına düşkün : Kendine iyi bakan, kendini koruyan (kimse).
Dayak düşkünü : Dayağa layık olan, dövülmeyi hak eden (kimse).
Devlet düşkünü : Bolluk ve mutluluk içindeyken sonradan fakir düşmüş (kimse).
Duvak düşkünü : Evlenmeye çok istekli olan.
Fırsat düşkünü : Kötülük yapmak için fırsat kollayan (kimse).
Gırtlağına düşkün : Çok yiyip içen.
İkbal düşkünlüğü : İkbal düşkünü olma durumu.
İkbal düşkünü : Makam ve mevki hırsı olan (kimse). İyi bir yaşantısı varken gözden düşerek yoksulluğa mecbur kalan (kimse).
Kibar düşkünü : Varlığını, saygınlığını yitirmiş kimse.
Kibarlık düşkünü : Kibarlığa aşırı derecede önem veren kimse.
Kılık kıyafet düşkünü : Giyecekleri eskimiş veya kötü olan kimse. Kılık kıyafetine çok önem veren kimse, giyinmeyi seven kimse, kıyafet düşkünü.
Kitap düşkünlüğü : Kitap düşkünü olma durumu, bibliyomani.
Kitap düşkünü : Hastalık derecesine varan kitap sevgisi olan kimse, bibliyoman.
Kıyafet düşkünü : Kılık kıyafet düşkünü.
Koltuk düşkünü : Mesleğinden veya yaptığı işten çok, bulunduğu makamı gözeten (kimse).
Menfaat düşkünü : Çıkarcı.
Nefsine düşkün : Dünya nimetlerine, bedensel hazlara düşkün. Bencil.
Surat düşkünü : Çirkin yüzlü (kimse).
Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü : "daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur" anlamında kullanılan bir söz.
Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.
Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.
Zorunlu : Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari. Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı.
Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Erkek. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Meslek : Uğraş. Öğreti. Dizge. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Çığır, okul, ekol.
Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.
Düşkünlerin vergi bağışıklığı : Güçsüzleri barındırma evlerinde yaptırılan işler karşılığı düşkünler için tanınan vergi bağışıklığı.
Diğer dillerde Düşkü anlamı nedir?
İngilizce'de Düşkü ne demek? : hobby hobi
Almanca'da Düşkü : n. Steckenpferd
Rusça'da Düşkü : n. немилость (F), опала (F)


Bu kısımda Düşkü nedir? Düşkü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Düşkü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Düşkü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.