Düzgüsel düşünce nedir, Düzgüsel düşünce ne demek

Düzgüsel düşünce; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Görgül olaylar ve aralarındaki ilişkilere ya da olgusal gidişe önceden konulmuş düşünce ilkelerine göre yaklaşan düşünce.

Düzgüsel düşünce tanımı, anlamı

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Düzgü : Norm.

Düzgüsel : Kurallarla, yasalarla ilgili olan, kural, yasa koyan, normatif. Belirlenmiş kalıplar içinde olan, normatif.

Olgusal : Olguya ilişkin.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Görgül : Bir kurama değil yalnızca gözleme dayalı, ampirik. Sayın anlamında kullanılır. Yöntemli olsun olmasın genellikle deney ve gözlem üzerine kurulu olan. Yalnızca gözlem ve deney sonuçlarına dayanan. Uygulamaya, deneye ve gözleme dayalı. Yaşantı ve denemeler yolu ile edinilen (kavram ve bilgiler).

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

 

İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

Görgü : Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. Görmüş olma durumu.

Gidiş : Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Diğer dillerde Düzgüsel düşünce anlamı nedir?

İngilizce'de Düzgüsel düşünce ne demek ? : normative thinking