Dallandırmak nedir, Dallandırmak ne demek
- Dallanmasına yol açmak

- Bir işi, bir sorunu büyütüp karışık duruma getirmek.
Dallandırmak kısaca anlamı, tanımı:
Dallandırıp budaklandırmak : Bir işi, bir sorunu büyüterek karışık duruma getirmek.
Dallanma : Dallanmak işi.
Açmak : Bir konu ile ilgili konuşmak. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Yapmak, düzenlemek. Yarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Beğenmek. Ayırmak, tahsis etmek. Engeli kaldırmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Savaşla almak, fethetmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Alanını genişletmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Görünür duruma getirmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Alışverişi başlatmak. Ferahlık vermek. Birbirinden uzaklaştırmak.
Sorun : Sıkıntı veren durum, dert. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem.
Büyü : Karşı durulamaz güçlü etki. Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı.
Karışık : Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Saf olmayan. Karışmış. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Getirmek : Erişmek veya eriştiğini sanmak. Sağlamak. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. İletmek, bildirmek. Bir makama atamak veya seçmek. Gelmesini sağlamak. İleri sürmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
Yol : Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Hile, tuzak. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kez, defa. Kumaşta bulunan çizgi. Yolculuk.
Diğer dillerde Dallandırmak anlamı nedir?
İngilizce'de Dallandırmak ne demek? : to ramify; to complicate, to overstate
Almanca'da Dallandırmak : v. verzweigen, verästeln, abzweigen, komplizieren, erschweren
Rusça'da Dallandırmak : v. разветвлять, ответвлять, преувеличивать, преувеличить

Bu kısımda Dallandırmak nedir? Dallandırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dallandırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dallandırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.