Daman nedir, Daman ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kira ile tutulan ekili bağ, bostan, bahçe.

Sığırın kaburga kemiklerinden karın kısmına kadar olan etleri.

Kira.

Güç, kuvvet.

Daman anlamı, tanımı

Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun

Damanal : Pis: Ahmet'in çocuğu çok damanaldır.

Damancan : Keçi derisinden yapılmış dağarcık.

Damancı : Bağ, bahçe ve tarlayı kiralayan.

Damani koyunu : Pakistan’da bulunan ince kuyruklu, vücut rengi beyaz olmasına karşın yüz siyah veya sarımsı kahverengi, bacakları taba renkli olan, küçük kulakları bulunan, meme ve meme uçları iyi gelişmiş koyun ırkı.

Güney afrika damanı : (Procavia capensis), Kırsıçanımsılar (Hyracoidea) takımının kırsıçanımsıgiller (Procaviidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 45 cm. Soluk kırçıl renklidir. Islık gibi bir ses çıkarır. Eti yenir.

Güney amerika damanı : Kır sıçanımsılar (Hyracoidea) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, soluk kırçıl renkli, ıslık gibi bir ses çıkaran bir tür.

Suriye damanı : Kır sıçanımsılar (Hyracoidea) takımının, kır sıçanımsıgiller (Procaviidae) familyasından, küçük boylu, Suriye'de yaşayan bir tür. (Procavia syriaca) Kırsıçanımsılar (Hyracoidea) takımının kırsıçanımsıgiller (Procaviidae) familyasından bir memeli türü. Küçük boyludur. Suriyede yaşar.

 

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası.

Karın : İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

 

Etler : Antalya şehri, Gebiz bucağına bağlı bir yer.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Diğer dillerde Damalıtasar anlamı nedir?

İngilizce'de Damalıtasar ne demek ? : chess board plan, gridiron plan