Darı nedir, Darı ne demek
Darı; bir bitki bilimi terimidir.
- Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum).
- Mısır

- Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.
Yerel Türkçe anlamı:
Darıya benzeyen, akdarı da denilen bir çeşit tahıl.
Mısıra benzeyen, tohumundan un yapılmış olan bir bitki.
Mısır, mısır tanesi.
Mısır.
Biyoloji'deki anlamı:
Buğdaygiller (Gramineae) familyasından sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen, meyveleri kullanılan, tek yıllık, otsu bitki. Boz darı, saçak darı, Arnavut darısı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Akdarı.
İngilizce'de Darı ne demek? Darı ingilizcesi nedir?:
millet
Fransızca'da Darı ne demek?:
millet, panic millet
Osmanlıca Darı ne demek? Darı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
darı
Darı hakkında bilgiler
Tohumları buğday gibi besin maddesi olarak kullanılabilen, bir veya çok yıllık bitki. Memleketimizde insan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Muhabbet kuşu yeminin ana maddesidir. Van Gölü kıyı bölgelerinde ve Hakkari'de darı türlerinden biri olan cin darı kavrulup taştan geçirilerek kavuzlarından ayrılır. Dane kısmı süt ve ayranla karıştırılır ve bir nevi ekmek yapılır. Bu darı aynı zamanda bozanın da hammaddesidir.
Koca darı, Muğla ve Hatay bölgesinde ekmeğin ham maddesidir. Koca darı nişastası dokuma sanayii için çok elverişlidir.
Darının yeşil kısımlarında bitki gençken durrin denilen bir glikozit bulunur. Bu, hayvanları zehirleyebilir. Onun için hayvanlara darılar çok taze ve yeşilken yedirilmemesi lazımdır. Bu gibi taze otları, gölgede 24 saat kuruttuktan sonra hayvanlara vermelidir.
Yurdumuzda en çok darı yetiştirilen illerimiz, sırası ile; Urfa, Diyarbakır, Zonguldak, Muğla, Siirt, Aydın, Hatay, Bitlis ve Adıyaman'dır.
Darı ile ilgili Cümleler
- Küsmece darılmaca yok!
- Aç tavuk kendini darı ambarında görür.
- Benimle böyle konuştuğun için sana darıldım.
- Serçeden korkan darı ekmez.
- O, tavukları darıyla besledi.
- Ali darıbekaya irtihal etti.
- Darısı başıma.
- Ben korkmadım ama size darıldığım noktalar olmadı değil.
Darı kısaca anlamı, tanımı:
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Buğday : Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi. Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum).
Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.
Tohum : Soy sop, döl, nesil, sülale. Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Spermatozoit. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.
Akdarı : Darı.
Ballıdarı : İncir.
Cin darısı : Cin mısırı.
Hint darısı : Buğdaygillerden, Doğu ülkelerinde ekilen, taneleri yenilen, darıya benzeyen bir bitki (Sorghum vulgare).
Karaca darısı : Buğdaygillerden, hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (Panicum milliaceum).
Süpürge darısı : Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki.
Darı darına : Güçlükle ve son anda, güç hâl ile, dar darına.
Darı unundan baklava incir ağacından oklava olmaz : "kötü gereçle iyi iş görülemez" anlamında kullanılan bir söz.
Darıdünya : Dünya, yeryüzü.
Darıfülfül : Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).
Darılgan : Çabuk alınıp darılan (kimse).
Darılganlık : Çabuk alınıp darılma durumu.
Darılma : Darılmak işi.
Darılmaca : "Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz.
Darılmak : Azarlamak, paylamak. Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
Darıltmak : Darılmasına sebep olmak.
Darısı başına : Bir başarı, bir mutluluk başkası için istendiğinde söylenen bir söz.
Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım : "insan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar" anlamında kullanılan bir söz.
Arpa ektim darı çıktı : Ters sonuç veren işler için söylenen bir söz.
Dar darına : Darı darına.
Dibine darı ekmek : Bir şeyi sonuna kadar tüketmek, bitirmek.
Serçeden korkan darı ekmez : "tehlikeleri gözde büyüterek işe girişmekte çekingen davrananlar amaçlarına ulaşamazlar" anlamında kullanılan bir söz.
Buğdaygiller : Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.
Kurak : Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak (toprak). Yağışsız (hava, mevsim, yıl).
Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
Bitkin : Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
Mısır : Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu ürünün taneleri. Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays).
Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
Yıllık : Bir yıl için, senelik, senevi. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Bir yıl içinde olan. Yılda bir yapılan. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Bir yılda verilen ücret.
Darı ayı : Ekim ayı.
Darı gömleği : Mısır yaprağı.
Darı güvesi : Darı, şerbetçiotu ve kenevir sürgünlerinde yaşayan, bu bitkiler tarımına çokça zarar veren küçük kelebek.
Darı kesmiği : Mısır koçanı.
Darı kuşu : Serçe
Darı mısırı : Cin mısırı, ufak taneli, sivri uçlu mısır.
Darı otu : Akdarı.
Darı püskülü : Mayidis stigmata.
Darı rastığı : Darıda taneleri sporlarla doldurup körleştiren bazitlimantar.
Darı sömeği : Mısır koçanı.
Diğer dillerde Darı anlamı nedir?
İngilizce'de Darı ne demek? : [Dari] n. close fitting
n. millet, type of grass that is cultivated for its grain which is mostly used as fodder, grain harvested from millet grass, maize
Fransızca'da Darı : millet [le]
Almanca'da Darı : n. Hirse
Rusça'da Darı : n. просо (N), пшено (N)

Bu kısımda Darı nedir? Darı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Darı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Darı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.