Dartışmak nedir, Dartışmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güreşe başlarken, güreşçiler birer defa birbirlerini kaldırarak kuvvetlerini tartmak.

Teknik terim anlamı:

Çekişmek, mücadele etmek.

Dartışmak anlamı, kısaca tanımı

Dartı : Eritilen yağın dibine çöken kısım, tortu. Harmanda sapları indirmeye, yaymaya yarayan ucu çatallı uzun ağaç, dirgen. Hasır dokunan tezgâhta otları sıkıştırmaya yarayan ağaç. Beyaz ya da renkli baş örtüsü. İp, urgan. Tartı, ölçü, ağırlık. Terazi, kantar ve benzerleri ağırlık ölçme aletleri. [Bakınız: dartu]

Dartış : Niza, çekiş.

Mücadele : Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılmış olan zorlu çaba, savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.

Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.

Çekişmek : İki yönünden karşılıklı çekmek. Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak. Bir şeyi birbirine karşı çekmek. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek. Ağız kavgası etmek.

Güreşçi : Güreş yapan, güreşen kimse, pehlivan.

Çekişme : Çekişmek işi.

Tartmak : Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.

 

Tartma : Tartmak işi. Başörtüsü, yemeni. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Çekiş : Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.

Birer : Herkese bir.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

Etme : Etmek işi.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Diğer dillerde Darrow çözeltisi anlamı nedir?

İngilizce'de Darrow çözeltisi ne demek ? : darrow’s solution