Dead lock türkçesi Dead lock nedir
- Durma.
- Çıkmaz sokak.
- Durgunluk.
- Çıkmaz.
- Tıkanıklık.
Dead lock ingilizcede ne demek, Dead lock nerede nasıl kullanılır?
Dead : Işığı hızla azaltarak söndürme. Işığı öldürme. Cansız. Ölü. Acımasız. Ölü zaman. Işığı öldürmek. Ölü (renk). Sönük.
Lock : Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Kilitlemek. Kapanmak. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kilitleme. Bağlamak. Kilitlenmek. Lüle. Hareketli arna seddi. Takılmak.
Dead account : Hareketsiz hesap. İşleyebilirliğini yitirmiş sayışım. Ölü sayışım. Ölü hesap.
Dead ahead : Dosdoğru.
Dead air : Yayın sırasında sesin kesilmesi.
Dead alive : Ruhsuz. Sıkıcı.
İngilizce Dead lock Türkçe anlamı, Dead lock eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dead lock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Holdups : Engel. Silahla soygun. Soygun. Durdurma. Gecikme. Tutma. Silahlı soygun. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Kıpırdama bu bir soygundur.
Backwaters : Kabarma. Gelişmenin olmadığı yer. Birikinti su. İlgisizlik. Durgun yer. Siya etmek. Tersine kürek çekmek. Durgun su. Bir barajın gerisinde biriken su.
Conundrum : Merak konusu. Kelime oyunlu bilmece. Açmaz. İkilem. Bilmece. Muamma.
Deadlocking : Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Sürmeli kilit. Çözümsüzlük. Tıkanmak. Çıkmaza girmek. Hareketin tamamen durması. Yerinde saymak. Sürgü kilit. Çıkmaza sokmak.
Backwater : Tersine kürek çekmek. Birikinti su. Durgun su. İlgisizlik. Durgun yer. Su birikintisi. Siya etmek. Bir barajın gerisinde biriken su. Gelişmenin olmadığı yer.
Rest : Dayamak. Olmaya devam etmek. Uzanmak. Es. Aynen kalmak. Gömülü olmak. Koymak. İşlemezlik. Mola vermek. Sükun.
Deads : Gerilimsiz. Acımasız. Cansız. Unutulmuş. Ölü. Çok. Ölü (renk). Sönük. Uyuşuk.
Pause : Yasal günlük çalışma süresi arasında işin gereğine göre işçiye verilen dinlenme payı. Durgu. Durak. Ara verme. Bir tümce ya da konuşma içindeki duruş, susuş. Mola vermek. Mola. Duraklatmak. Tereddüd etmek.
Dead : Işığı hızla söndürme eylemi. Acımasız. Ölü. Sönük. Gerilimsiz. Çok. Işığı hızla azaltarak söndürme. Uyuşuk. Ölü zaman.
Deader : Dermansız. Acımasız. Cansız. Kullanılmayan. Ölü. Bozuk. Unutulmuş. Çok. Sönmüş. Keskin.
Dead lock synonyms : bottleneck, bottlenecks, emotionality, blockages, deep mire, dead end, layover, impasse, airlessness, calmness, standing, deadlock, halt, deadest, conundrums, dead end street, flatness, deadness, dwells, deadlocks, blockage, cleft stick, frozenness, letup, layovers, clogging, impasses, cesura, blocking, no passage this way, glassiness, foziness, depression.

Bu kısımda Dead lock kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dead lock ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dead lock anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dead lock ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.