Deceiving türkçesi Deceiving nedir

Deceiving ile ilgili cümleler

English: The man is apparently deceiving us.
Turkish: Belli ki o adam bizi yanıltıyor.

English: You're only deceiving yourself.
Turkish: Sadece kendini kandırıyorsun.

English: I can't believe Tom tried deceiving me.
Turkish: Tom'un beni aldatmayı denediğine inanamıyorum.

English: I can't conceive of her deceiving me.
Turkish: Onun beni aldatmasını düşünemiyorum.

English: You're deceiving yourself.
Turkish: Kendini kandırıyorsun.

Deceiving ingilizcede ne demek, Deceiving nerede nasıl kullanılır?

Deceivingly : Yanıltıcı olarak. Aldatarak. Kandırarak. Aldatıcı bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde.

Undeceiving : Aklını başına getirmek. Gözünü açmak. Uyandırmak.

Deceivable : Saf. Kolay kandırılan. Kolay aldatılan.

Deceive : Keklemek. Yalan söylemek. Kazık atmak. Göz boyamak. Kafeslemek. Yutturmak. İhanet etmek. Dolandırmak. Kalleşlik etmek. Kandırmak.

Deceive oneself : Kendisini kandırmak. Kendini kandırmak. Kendini aldatmak.

Easy believed is easy deceived : Kolay inanan kolay kanar. Her şeye kolayca inanan kimse kolayca kandırılır.

Undeceived : Aklı başına gelmiş. Aldatılmamış. Gözü açılmış. Aldanmamış.

Deceiver : Hilekar. Yalancı. Düzenbaz. Yalancı kimse. Aldatıcı.

 

Deceivers : Hilekar. Yalancı kimse. Düzenbaz. Aldatıcı.

Be deceived : Zokayı yutmak. Aldatılmak. Kandırılmak. Çapraza gelmek. Oyuna gelmek. Faka basmak. İhanete uğramak. Kanmak. Aldanmak.

İngilizce Deceiving Türkçe anlamı, Deceiving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deceiving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Duper : Dümenci. Hile yapan. Aldatan kişi. Kandıran kimse. Gırgırcı. Hilekar.

Beguilement : Ayartma. Cezp etme. Kandırma. Baştan çıkarma. İkna etme.

Circumvention : Kanunun boşluklarından yararlanma. Tuzağa düşürme. Sahtekarlık. Önleme. Hile. Desise. Atlatma. Hilecilik. Atlatıp kurtulma.

Unreal : Hayali. Gerçek dışı. Sahte. Gerçek olmayan. Sanal. Gerçekdışı. Düşsel. Asılsız.

Falsified : Sahte. Sahtekar. Düzmece. Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı. Muharref. Tahrif edilmiş. Aldatıcı. Çarpıtılan. Yanlış şekilde sunulan.

Deceptive : Aldatıcı. Kandırıcı. Yanıltıcı.

Circumventions : Atlatıp kurtulma. Tuzağa düşürme. Sahtekarlık. Desise. Hilecilik. Hile. Kanunun boşluklarından yararlanma. Atlatma. Önleme.

Double hearted : Yanlış yönlendiren. İki kalpli. İki kalbi olan. Sahte bir kalbi olan. Yanıltıcı. Çift kalpli. Kandırıcı. Kandıran. Hain.

Cuckoldry : (eş tarafından) boynuzlanma. Kocasını aldatma. Kocasına sadık olmama. Zina. (eş tarafından) aldatılma.

Beguiling : Ayartıcı. Kandırıcı. Aldatıcı.

Deceiving synonyms : trompe l'oeil, deluding, deceits, beguilements, highbinder, beguiler, chicaneries, dupers, adulterations, crossbite, cozenage, gippers, gipper, gnathonic, deceit, double handed, bad faith, adulteration, beguilers, cheating, cheat, befooling, chicanery.

Deceiving zıt anlamlı kelimeler, Deceiving kelime anlamı

Real : Real (finlandiya terimi). Samimi. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sahiden. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Harbi. Gerçek. Cidden. Asıl. Maddi.