Defective commodity türkçesi Defective commodity nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Arızalı mal.
  • Belirlenen ölçünlere uymayan, kusurlu, defolu, özürlü mal.
  • Ayıplı mal.

Defective commodity ingilizcede ne demek, Defective commodity nerede nasıl kullanılır?

Defective : Defektif. Arızalı. Noksan. Yetersiz. Sakat. Hatalı. Yarım yamalak. Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik. Kusurlu.

Commodity : Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Emtia. Ticaret eşyası. Ürün. Emtea. Alıp satılan şey. Yararlı şey. Madde. Hammadde.

Defective colour vision : Renk görme sapaklıkları. Renk görme sapaklığı. Renk görmesi düzgülü bir ölçün renkölçümser gözlemci ile bir kişinin dağıtım eğrileri (bk. dağıtım katsayıları) arasındaki ayırt edilir ayrım (durum ayrılığı), bk. sapak üçrenkçillik, çiftrenkçillik, tekrenkçillik.

Defective constitution : Sağlıksız. Sağlığa zararlı.

Defective disk track : Bozuk teker izi.

Defective fabric : Defolu mal.

İngilizce Defective commodity Türkçe anlamı, Defective commodity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Defective commodity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Defective commodity synonyms : a group shares, abnormal budget receipts, a type mutual funds, a change in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget.