Defends türkçesi Defends nedir
Defends ile ilgili cümleler
English: Nobody defends my country.
Turkish: Kimse ülkemi savunmuyor.
English: The navy defends our seacoast.
Turkish: Donanma bizim deniz kıyımızı savunur.
English: My dog's name is Belysh. This summer I taught him to put out his paw. Every morning I wake up early and feed him. Then we go for a walk. He defends me from other dogs. When I go bike riding, he runs beside me. He has a friend, her name is Chernyshka. He likes playing with her. Belysh is a very kind and clever dog.
Turkish: Köpeğimin adı Belysh. Bu yaz ona pençesini çıkarmasını öğrettim. Her sabah erkenden kalkıp onu besliyorum. Sonra yürüyüşe çıkarız. O beni diğer köpeklerden korur. Ben bisiklet sürmeye gittiğimde, o yanımda koşuyor. Onun bir arkadaşı var, adı Chernyshka. O onunla oynamaktan hoşlanıyor. Belysh çok kibar ve zeki bir köpek.
English: Who defends him?
Turkish: Kim savunuyor onu?
English: He defends everybody, whether they are rich or poor.
Turkish: Zengin de olsalar fakir de olsalar, o herkesi korur.
Defends ingilizcede ne demek, Defends nerede nasıl kullanılır?
Defend from : Korumak.
Defend himself : Kendini korudu. Kendini savundu. Kendini savunmak.
Defend oneself : Korunmak. Kendini savunmak.
Defend the suit : Davayı üstlenmek. Davaya bakmak.
Defend : Himaye etmek. Reddetmek. Korumak. Savunmak. Müdafaa etmek. Saklamak. Arkasında olmak. Kanat açmak.
Defender : Müdafaa eden. Savunma oyuncusu. Savunucu. Savunan kişi. Savunan. Savunan kimse. Ünvanını koruyan şampiyon. Koruyucu kimse. Tarafını tutan. Müdafi.
Defendable borders : Savunulabilir sınırlar. Korunabilir veya savunabilir hudutlar.
Defended : Savunmak. Müdafaa etmek. Korumak.
Defended himself : Kendini savundu. Kendini korudu.
Defendants : Sanık. Davalı. Zanlı.
İngilizce Defends Türkçe anlamı, Defends eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conceals : Örtmek. Ketmetmek. Kapamak. Örtbas etmek. Gizli tutmak. Perdelemek. Gizlemek. İdare etmek.
Advocating : Desteklemek. Destekleme. Avukatlığını yapma. Savunma. Müdafaa.
Rationalize : Akla uygun olarak düzenlemek. Ussallaştırmak. Akla uygun hale getirmek. Mantıkla düşünmek. Bahane bulmak. Makul kılmak. Örgütlemek. Rasyonel sayıya çevirmek. Rasyonelleştirmek. Akılcı olmak.
Declare off : Bozmak. Vazgeçmek. Geri almak. İptal etmek.
Abnegate : Tanımamak. Feragat etmek. Feda etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Ülkeden ayrılmak. Yadsımak. İnkar etmek. Vazgeçmek.
Premediate : Desteklemek.
Blind : Gözünü almak. Kör. Göz almak. Köreltmek. Bahane. Kamaştırmak. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Stor. Kör etmek.
Guard : Korunmak. Beklemek. Gümrük, iktisat, tarih alanlarında kullanılır. Nöbet tutmak. Savunma pozisyonu. Gümrüğün kolluk işleri ile görevli olan kişi. a. bk. gümrük koruma memuru. Uyanıklık. Karakol. Muhafız.
Bosoming : Kucaklamak. Gizlemek. Orta. Merkez. Balkon. Göğüs. Döş. Kucak. Bağır.
Cloaking : Gizlemek. Örtmek. Örtbas etmek. Gizleme sistemi.
Defends synonyms : biological defence, bw defence, biological defense, deliberate defence, deliberate defense, minelaying, chemical defence, biological warfare defence, hasty defense, biological warfare defense, hasty defence, biodefense, bw defense, biodefence, declare oneself, buffer, caches, conserving, convoy, military action, bosoms, safeguards, championing, rationalise, bosom, air defense, abnegated, safeguarded, argued, pled, conserves, plead, patronise.
Defends zıt anlamlı kelimeler, Defends kelime anlamı
Attack : Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Girişmek. Tutulmak. Yakalanmak. Atak. Eleştirmek. Saldırıda bulunmak. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Vurmak. Saldırı.
Let : Kiraya vermek. Dürmek. Gevşetmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Bırakmak. Vermek. Kiraya verilmek. Meydan vermek. İhale etmek. İzin vermek.
Surrender : Kendini bırakmak. Vermek. Vazgeçme. Feragat. Hakkından vazgeçmek. Boyun eğmek. Pes etmek. Feragat etmek. Bırakmak. Teslim etmek.

Bu kısımda Defends kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defends ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defends anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defends ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.