Delead türkçesi Delead nedir

  • Kurşunsuzlaştırmak.
  • Deplombizm.
  • Bir metalden kurşunu kaldırmak.

Delead ingilizcede ne demek, Delead nerede nasıl kullanılır?

Deleave : Sayfalara ayırmak. Kopyalara ayırmak.

Dele : Sil. Boz. Silmek. Silme işareti. Silmek (daktilo terimi).

Delectable : Leziz. Hoş. Sevimli. Nefis.

Delectably : Sevimli bir şekilde. Zevkle. Leziz bir şekilde. Hoşlanarak. Eğlenerek. Leziz olarak. Nefis bir şekilde. Hoşnutlukla.

Delectate : Zevk almak. Cezbetmek.

Delegable : Delege olarak atanabilir. Transfer edilebilir. Transfer edilebilir (bir görev veya yetkilendirme vs ile ilgili). Delege yapılabilir.

Delectation : Eğlence. Zevk. Haz. Büyük zevk. Hoşlanma.

Delegant : Yetkiyi devreden.

Delegalise : (britanya ingilizcesi) illegalleştirmek. Yasallığını ortadan kaldırmak (delegalize olarak da yazılır). Yasadışı yapmak. İllegalleştirmek.

Deled : Silmek. Silmek (daktilo terimi). Sil. Boz. Silme işareti.

İngilizce Delead Türkçe anlamı, Delead eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delead ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contend : Savaşmak. İddia etmek. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Rekabet etmek. Uğraşmak. Yarışmak. Tartışmak. İleri sürmek. Çekişmek. Çarpışmak.

Slaughter : Toplu katliam yapmak. Kılıçtan geçirmek. Kırım. Kesmek. Boğazlamak. Öldürmek. Kıyım. Hayvan kesmek. Katletmek. Katliam yapmak.

 

Whipping : Birinin kıçına şaplak indirme. Kırbaç ile cezalandırma. Kırbaçla vurma. Kamçılama. Dayak. Kırbaç cezası. İpe sarılan sicim. Bastırma (dikiş). Kırbaçla cezalandırma. Kırbaç.

Rout : Hezimete uğratmak. Tarumar etmek. Hengame. Kurcalamak. Darmadağın etmek. Bozguna uğratmak. Araştırmak. Bozgun. Hezimet. Eşelemek.

Ending : Sonuç. Ölüm. Bitiş. Bitirme. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Ecel. Takı. Nihayet. Sonek. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb.

Waterloo : Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Ontario'nun (kanada) güneydoğusunda bir şehir. Iowa'nın (abd) kuzeydoğusunda bir şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Feci veya kesin yenilgi. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Prusya ve ingiliz güçlerince 1815 yılında napolyon'un son yenilgisine sahne olan belçika'nın merkezinde bir kasaba. Wisconsin eyaletinde şehir.

 

Check : Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Denetlemek. Kontrol işareti koymak. Durdurmak. Frenlemek. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Çek keşide etmek. Karşılaştırmak. Belirtim. Bagaja vermek (bavulu).

Walloping : Çok büyük. Kocaman. Büyük. Kuyruklu (yalan vs.). Döven.

Heartbreaker : Büyük acı veren şey. Çapkın. Gönül avcısı. Kalp kıran kişi. Büyük acı veren kimse. Kalp kıran. Büyük keder veya sıkıntıya neden olan kişi veya şey.

Turn back : Geri döndürmek. Gerilemek. Kaytarmak. Kıvırmak. Katlamak. Geri dönmek. Dönmek. Arkaya dönmek. Geri almak. Kovmak.

Delead synonyms : lurch, bulwark, debacle, thrashing, contain, licking, stop, failure, protect, fight, trouncing, whitewash, conclusion, arrest, struggle, finish, hold back, drubbing, skunk, keep, prevent, shutout, ward off.

Delead zıt anlamlı kelimeler, Delead kelime anlamı

Beginning : Baş. Başlangıç noktası. Başlangıç çekidi. Başlangıç. İptida. Milad. Esas. Menşe. Başlama. Kaynak.

Victory : Galebe. Muzafferiyet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yengi. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Zafer. Başarı. Utku. Galibiyet.

Success : Başarılı kimse. Başarılı olan kimse. Sükse. Başarma. Sonuç. Başarı. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarılmış iş. Başarım. Muvaffakiyet.

Delead antonyms : attack, let.