Deleave türkçesi Deleave nedir

  • Sayfalara ayırmak.
  • Kopyalara ayırmak.

Deleave ingilizcede ne demek, Deleave nerede nasıl kullanılır?

Delead : Bir metalden kurşunu kaldırmak. Deplombizm. Kurşunsuzlaştırmak.

Dele : Sil. Silmek (daktilo terimi). Silmek. Boz. Silme işareti.

Delectable : Hoş. Nefis. Sevimli. Leziz.

Delectably : Zevkle. Sevimli bir şekilde. Hoşnutlukla. Hoşlanarak. Leziz bir şekilde. Nefis bir şekilde. Eğlenerek. Leziz olarak.

Delectate : Zevk almak. Cezbetmek.

Delegalise : Yasallığını ortadan kaldırmak (delegalize olarak da yazılır). Yasadışı yapmak. (britanya ingilizcesi) illegalleştirmek. İllegalleştirmek.

Delegacy : Vekillik. Delegelik. Delegasyon. Delege olarak atanma. Murahhaslık. Delege olarak atama. Elçilik.

Delegable : Transfer edilebilir (bir görev veya yetkilendirme vs ile ilgili). Transfer edilebilir. Delege olarak atanabilir. Delege yapılabilir.

Delectations : Zevk. Haz. Hoşlanma.

Delectation : Zevk. Hoşlanma. Eğlence. Büyük zevk. Haz.

İngilizce Deleave Türkçe anlamı, Deleave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deleave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pull up stakes : Bağlarını koparmak. Ayağını kesmek. Bağları koparmak. Başka yere taşınmak üzere pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek. Tası tarağı toplamak veya toplayıp gitmek.

 

Take leave : Veda etmek. İzin kullanmak. İzne çıkmak. Gitmek. Çekip gitmek. Vedalaşmak. İşten izin almak. Ayrılmak.

Have it coming : Hak etmek. Müstahak olmak.

Bunk : Palavra. Yatak (gemi.). Ivır zıvır. Yatakta yatmak. Sıvışma. Saçma. Ranzada yatmak. Kuşet. Kaçma. Kaçmak.

Fly the coop : Kuşu uçurmak. Tabanları yağlamak. Sıvışmak. Kirişi kırmak. Kaçmak. Kaçış. Yakayı sıyırmak. Firar etmek. Tüymek.

Go out : Sönmek. Çekilmek. İstifa etmek. Geçmek. Gönderilmek. Dışarı çıkmak. Kalkmak. Flört etmek. Dışarıya çıkmak. Modası geçmek.

Set off : Girişmek. Oluşturmak. Ateşlemek. Ayrı tutmak. Yola revan olmak. Çaldırmak (alarm). Ayrı koymak. Belirginleştirmek. Meydana getirmek. Yola çıkmak.

Empty : Aç. Dökmek. Tahliye etmek. Saçma. İçini çıkarmak. Akıtmak. Yoksun. İçeriksiz. Boşaltmak.

Run away : Firar etmek. Kolay kazanmak. Gazlamak. Fark atmak. Kaçılmak. Gemi azıya almak. Toz olmak. Bucak bucak kaçmak. Kaçmak. Paniklemek.

Merit : Değmek. -e layık olmak. Liyakat. Layık olmak. Yararlık. Liyakat göstermek. Hak etmek. Değer. Meziyet. Erdem.

Deleave synonyms : beetle off, head for the hills, rush off, ride away, rush away, hightail it, go forth, buzz off, run out, tarry, steal away, run, walk off, escape, bugger off, walk out, bolt out, scarper, sneak away, vamoose, decamp, pop off, lam, set out, part, fuck off, vacate, quit, bolt, exit, turn tail, abandon, run off.

Deleave zıt anlamlı kelimeler, Deleave kelime anlamı

Pull in : Durdurmak (at). (tren) istasyona girmek. Durmak. Girmek (motorlu taşıt bir yere). Kenara çekilip durmak. (araba) gelmek. Tutuklamak. Çekmek. Arabayı sürmek (bir yere). (taşıt) kenara çekilip durmak.

Arrive : Dönmek. Gelip çatmak. Bir ereğe ulaşmak. Varmak. Üstesinden gelmek. Gelip dayanmak. Vasıl olmak. Dayanmak. Doğmak. Başarmak.

Enter : Geçirmek. Girmek. Sahneye çıkmak. İçeri girmek. Kaydolmak. Yazmak. Deftere yazmak. Sınava girmek. Katılmak.

Deleave antonyms : act.