Deli dolu nedir, Deli dolu ne demek

Deli dolu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz, sıfat olarak kullanılır.

  • İlerisini gerisini düşünmeden davranan, rastgele konuşan, patavatsız
  • Çok hareketli, aktif, enerjik.
  • İlerisini gerisini düşünmeden, rastgele, patavatsız bir biçimde.

"Deli dolu" ile ilgili cümleler

  • "Bazı deli dolu sözlerine, çocuk sözleri gibi sevinerek gülüşüyoruz." - R. N. Güntekin

Deli dolu tanımı, anlamı:

Deli : Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın. Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun.

Dolu : Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Boş vakti olmayan, meşgul. Bir duygunun güçlü etkisinde olan. Bir yerde sayıca çok. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan.

Düşünme : Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Düşünmek işi, tefekkür.

 

Konuş : Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi. Konma işi.

Patavatsız : Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen (kimse).

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

Aktif : Etken. Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etkili.

Enerjik : Enerji ile ilgili. Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Güçlü ve hareketli, aktif.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Deli doluluk : Deli dolu olma durumu.