Demon nedir, Demon ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düzen, ahenk: Evin demonu bozuldu.

Demon hakkında bilgiler

Demon, Hristiyan edebiyatında cin ve şeytan anlamında kullanılmış bir terimdir. Terimin kökeni eski Yunanca’da tamamen farklı anlamlarda kullanılmış olan daimon sözcüğüdür. Avrupa’da papazlar uzun süre, garip davranışlar gösteren kimselerde ve obsesyon olaylarında, hastanın vücuduna demonun girdiğini sanmışlar ve bu yaratığı kovmak üzere çeşitli uygulamalarda (egzorsizm) bulunmuşlardır. Spiritüalistlere göre, bu tür olaylarda cin zannedilen şey, spatyumun teşevvüş halindeki bedensiz ruhlarıdır. Ortaçağ’da majiyle uğraşan bazı kimseler demonları sınıflandırma çalışmasına girişmişlerdir ki, bilimsel dayanağı olmayan bu çalışma demonoloji olarak adlandırılır.

Demon kısaca anlamı, tanımı

Demons kuramı : İlk olarak Politheistik dönemde Mezopotamya’da ortaya çıkan ve hastalıkların, canlı vücuduna giren “şeytan” ve “ruhlar” tarafından oluşturulduğunu savunan görüş

Demonu yerinde olmak : İşleri yolunda olmak: Demonun yerinde.

Demonstrasyon : Tanıtım gösterisi.

Sınıflandırma : Sınıflandırmak işi.

Spiritüalist : Tinselci.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

 

Hristiyan : Hz. İsa'nın dininden olan kimse, İsevi, Nasrani.

Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Obsesyon : Takıntı.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Teşevvüş : Karışıklık.

Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Yunanca : Yunan dili. Bu dille yazılmış olan.

Ruhlar : Uçucu ilaçların alkoldeki çözeltisi.

Diğer dillerde Demirmıknatıssal anlamı nedir?

İngilizce'de Demirmıknatıssal ne demek ? : ferromagnetic