Denizciler nedir, Denizciler ne demek

Denizciler; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Hatay kenti, İskenderun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Denizciler ile ilgili Cümleler

  • Denizciler karayı gördü.
  • En akıllıları denizciler mi?
  • Denizciler yanan gemiyi terk ettiler.
  • Denizciler engin okyanusta haftalar ya da aylar harcarlar.
  • Allah aşkına onlar ekstra denizcileri nereden bulacak?
  • Denizciler güvertede dans ediyorlardı.
  • Dünyanın en yetenekli bazı denizcileri yüzmeyi bilmiyorlar.
  • Ali bir şey hakkında denizcilerden biriyle tartışıyordu.
  • Denizciler hızla kominist kuvvetleri mağlup etti.

Denizciler kısaca anlamı, tanımı

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Denizci : Denizle ilgili işlerde çalışan kimse. Deniz sporlarıyla uğraşan kimse. Deniz kuvvetlerine bağlı subay, astsubay veya er.

İskenderun : Hatay iline bağlı ilçelerden biri.

İskender : Padişah. M.Ö. 356-323 arasında yaşayan, Yunanistan, İran, Anadolu, Suriye ve Hindistan’ı ele geçirmiş olan büyük kumandan. Edirne ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Hatay : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

İsken : Bardak. Araba dingili. (Bor, Yenikent Aksaray Niğde).

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

 

Kent : Şehir. Site.

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Hata : Yanlış. Suç, günah, kusur. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılmış olan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Denizaşırı yatırım kredi sigortası anlamı nedir?

İngilizce'de Denizaşırı yatırım kredi sigortası ne demek ? : overseas investment credit insurance